Apandisit
Apandisit nedir?
Körbağırsağın (çekum), apandis veya appendiks adı verilen solucansı uzantısının iltihaplanmasına apandisit veya akut apandisit adı verilir. Birçok hastalıkla karışabilir ve ciddi oranda komplikasyonlara neden olabilir.
Apandis vücudun hangi bölümünde yer alır?
Apandis veya appendiks, 2 ile 20 cm arasında ve ortalama 11 cm uzunluğunda ve karın boşluğunun sağ alt bölümünde yer alan bir organdır. Ancak, apandis yerleşim olarak, bazı hastalarda leğen kemiği içinde (intrapelvik), karaciğer altında (subhepatik) veya kör bağırsağın (çekum) arka tarafında (retroçekal) olarak yer alabilir. Çok ender olarak, organları ters yerleşimli olan hastalarda karın boşluğunun sol alt tarafında yer alabilir.
Apandis organının görevi nedir?
Apandis organının anne karnındaki dönemde geliştiği ve daha sonra bir işlevi olmadığına inananlar bulunmaktadır. Buna karşın, Charles Darwin ilk canlılarda apandisin yaprakların sindirimine yaradığını açıklamıştır. Birçok yazar tarafından apandis organının bağışıklık sisteminde ve yararlı bağırsak bakterilerini üretilmesinde görevi olduğu kabul edilmektedir. Apandiste yer alan endokrin hücreler, bebek daha ana rahminde iken, biojenik aminler ve peptid hormonlar salgılayarak biolojik kontrol (homeostaz) mekanizmalarında görev alırlar.
Akut apandisit neden olur?
Apandisin iç boşluğunun mikroplar (Schistosoma veya Strongyloides, vb.), kalsiyum tuzları veya dışkı tıkaçları ile (meyve çekirdeği, ayçekirdek vb.) tıkanması ile oluşur. Bu nedenle apandis organının içi şişer ve ödem yapar, lenf akımı ve toplar damar dolaşımının tıkanması nedeniyle apandis organında bakteriler toplanır ve delinme (perforasyon) olduğunda karın zarına (periton) yayılır. Ayrıca, lenf bezlerinin Crohn hastalığı, amipler ile enfeksiyon sonrasında şişmesi sonucunda lenfoid hiperplazi denilen tablo ortaya çıkar.
Akut apandisit ne sıklıkta olur?
- Apandisit nüfusun yaklaşık % 7’sinde ve her yıl başına 1,000 kişiden birinde görülür. Yaşam boyu apandisite yakalanma şansı % 7-10 arasında değişir.
- Erkeklerde kadınlara oranla 1.4 kat daha fazla rastlanır.
- Tüm cerrahi girişimlerin % 2’si ve acil girişimlerin yaklaşık % 50’si apandisit nedeniyle yapılmaktadır.
- Bebeklik çağında ender görülür, çocukluk ve özellikle ergenlik çağında çok sık ortaya çıkar. Ortalama rastlanma yaşı 22’dir.
- Yüksek lifle beslenen toplumlarda daha düşük oranda izlenir.
Akut apandisitin belirtileri nelerdir?
- İştah kaybı: hastaların % 50’sinde görülür
- Bulantı ve kusma: hastaların % 60-90’ında görülür
- Ateş
- İshal veya kusma: hastaların % 20’sinde görülür
- Karın ağrısı: hastaların % 25’inde görülür ve öncelikle göbek çevresinden başlayıp, karın sağ alt kesimine yerleşir, bu belirtilerin tanıda % 80 gibi değeri vardır.
- Hastaların % 80’inde belirtiler 48 saatten beri mevcuttur. Ancak, hastaların % 2’sinde yakınmalar iki haftaya kadar uzayabilir.
- Bazı hastalarda idrar yapma güçlüğü olabilir ve idrardan kan gelebilir.
Akut apandisit hangi hastalıklarla karışır?
- Apandajit
- Bağırsak divertiküliti
- Bağırsak iltihabı (gastroenterit, Yersiniozis)
- Bağırsak kanseri
- Crohn hastalığı
- Dış gebelik
- Endometriozis
- İdrar yolunda (üreter) taş
- İdrar yolu iltihabı
- Kabızlık
- Kadın yollarının (tüpler ve yumurtalıklar) iltihabı
- Karıniçi apse
- Meckel divertikülü
- Mezenterik lenfadenit (bağırsak lenf bezlerinde iltihaplanma)
- Mezenterik iskemi (bağırsak damarlarının tıkanması)
- Omentum torsiyonu (bağırsakların üzerindeki yağ tabasının kendi etrafında dönerek boğulması)
- Uyluk kasında (psoas) apse
- Rahimde myom
- Rektus kasında kanama (hematom)
- Safra kesesi iltihabı (kolesistit)
- Yumurtalık kisti düğümlenmesi (torsiyon)
Akut apandisitin muayene bulguları nelerdir?
- Akut apandisit hastalarının % 96’sında karın sağ alt bölümünde hassasiyet olur. Muayene sırasında hasta bu bölümünü kasar ve şiddetli ağrı hisseder.
- Karın sol alt tarafına sağ tarafa doğru basıldığında ağrı hissedilir (Rovsing belirtisi).
- Sağ bacak yukarı doğru büküldüğünde (obturator belirtisi) veya geriye doğru büküldüğünde (psoas belirtisi) hasta ağrı hisseder.
Akut apandisitin varlığında hangi tetkikler uygulanır?
- Lökosit: iltihabı gösteren bu değer hastaların % 80-85’inde yüksektir.
- CRP: % 95 oranında tanıda yararlıdır.
- Karın röntgeni: % 10 oranında tanıda yararlıdır.
- Ultrasonografi (USG): % 85-95 oranında tanıda yararlıdır.
- Bilgisayarlı tomografi (BT): % 90-95 oranında tanıda yararlıdır.
- Manyetik rezonans görüntüleme (MRG): % 90-95 oranında tanıda yararlıdır.
Akut apandisitin tedavisi nedir?
- Öncelikle, yemek yasaklanır ve serum ile bazı antibiyotikler verilir.
- Apandisit tedavisi sınırlı istisnalar dışında apandis organının yerinden alınmasıdır. Bu işlem klasik cerrahi yöntem veya son 20 yıldan beri daha yoğun uygulanıldığı gibi laparoskopik cerrahi ile yapılabilir. Laparoskopik yöntem özellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda üreme organlarına ait sorunları ayırt etmede ciddi yararlar sağlar. Klasik yöntemle başarı oranı % 90-95 iken, laparoskopik yöntem ile başarı oranı % 90’dır.
- Son yıllarda delinme (perforasyon) ve bağırsakta tıkanma gelişmeyen vakalarda, antibiyotik vererek hastayı izleme, konservatif yaklaşım veya ameliyatsız apandisit tedavisi de gündemdedir.
- 2007 yılında Corfield ve arkadaşları cerrahlar arasında bir anket çalışması ile apandisit hastalığındaki tavırlarını sorgulamışlardır. Bu çalışma sonucunda, cerrahların % 53’ünün antibiyotik ile hastanın yakınmalarının gerilediği apandisit durumunda, ileri bir tarihte, apandis organının ameliyatla aldıkları belirlenmiştir ve cerrahlar bu şekilde daha güvenle hastalarını izlediklerini açıklamışlardır. Antibiyotik tedavisi ile gerileyen apandisit durumunda olguların % 10-25’inde apandisitin tekrarladığı belirlenmiş ve bu şekilde olguların % 75’inde sonradan yapılacak olan apandisit ameliyatının vakaların % 75-90’ında gereksiz yere yapılacağı çıkarımı elde edilmiştir. Ayrıca, sonradan yapılacak olan apandisit ameliyatında, vakaların % 25nde komplikasyon geliştiği belirlenmiştir.
Akut apandisitin komplikasyonları nelerdir?
- Yara enfeksiyonu
- Yarada açılma olması
- Bağırsak düğümlenmesi
- Karın ve leğen kemiği (pelvis) içinde apse gelişimi
- Ayrılan apandis kökünde iltihap gelişmesi
- Apandisit nedeniyle yaşamı yitirme (mortalite) oranı % 0.2-0.8 kadardır, 70 yaşın üzerindeki kişilerde bu oran % 20’ye dek çıkabilir.
- 18 yaş altında ve 50 yaşın üzerinde olan kişilerde apandisit delinmesine (perforasyon, perfore apandisit) daha sık rastlanılır.
- Plastrone apandisit
- Sepsis
- Pyeflebit
Plastrone apandisit ne demektir?
Apandis organının şiddetli olarak iltihaplanması veya delinmesi (perforasyon) sonrasında vücut bu bölgeyi omentum adı verilen bağırsakları çevreleyen yağlı doku veya ince bağırsaklarla sararak plastron adı verilen sert bir kitle oluşturur. Bu kitle vücudun kendi kendine sorunu halletmeye çalışması nedeniyle oluşur. Bu kitle sıklıkla karın sağ alt bölümünde sert bir şekilde ele gelir. Plastrone apandisit tanısında sıklıkla, ultasonografi veya bilgisayarlı tomografi kullanılır. Tedavisinde güçlü antibiyotikler kullanılır. Bu hastalar erken dönemde apandisit ameliyatına alınırsa, ameliyat sırasında sertleşmiş iltihabi doku ile sağlıklı bağırsakları ayırt etmek zor olduğundan bağırsak delinmesi olasılığı yükselir ve bu nedenle bu hasta grubunda erken dönemde değil de, sıklıkla bu tablonun gelişmesinden iki ay sonra apandis organı ameliyatla alınır (appendektomi ameliyatı). Bu durumda apandis organının yerinde alınmaması halinde tekrar apandisit olma olasılığı % 7 ve kanser gelişme olasılığı ise % 1’dir.
Sepsis ne demektir?
Apandis organının iltikaplanması sonrasında bakterilerin kana karışması ve kanda zehirlenme oluşturmasına sepsis adı verilir. Bu durumdaki bir hastada, şiddetli karın ağrısı, yüksek ateş, terleme, yüksek nabız, baygınlık hissi ve koma hali görülür. Bu hastalarda: ameliyatla karın boşluğunun iltihaptan arındırılması, yoğun antibiyotik ve yoğun bakım tedavisi gerekir.
Pyeflebit ne demektir?
Apandisit durumunda apandis organı etrafındaki bakterilerin portal ven adı verilen bağırsaklardan kanı karaciğere taşıyan ana toplar damarın iltihaplanmasına verilen addır. Portal ven damarı aracılığı ile mikroplar karaciğere yerleşebilir.
Hangi hastalarda apandisit durumunda dikkatli olunmalıdır?
- Çocuklar: çocukların sıklıkla ağrıyı tam olarak tanımlayamadıklarından, apandisit tanısı çocuklarda güç olabilir.
- Yaşlılar: ileri yaşla birlikte kabızlık, romatizmal durumlar vb. zaten süregelen sorunlar olması nedeniyle yaşlılar apandisit durumunda olağanüstü bi durum olduğunu fark edemeyip, doktora geç başvurabilirler.
- Gebeler: apandisit sorununa her 2,000 gebelikten birinde ve sıklıkla gebeliğin ilk 6 ayında rastlanır. Rahmin aşağıdan yukarıya doğru büyümesi ile birlikte apandis organıda yukarı ve sağa doğru yer değiştirir, bu nedenle gebelerde ağrı normale oranla karın sağ alt bölümü yerine karın sağ orta veya karın sağ üst bölümünde hissedilebilir. Gebelerde yapılacak olan apandisit ameliyatının % 10-15 oranında erken doğuma, % 3-5 oranında bebeğin ölümüne neden olduğu ve delinmiş (perfore) apandisit varlığında bu oranların 5 kata dek artabildiği bilinmektedir.
- Bağışıklık sistemi zayıflamış olan hastalar: kronik böbrek yetersizliği (KBY), karaciğer sirozu, AİDS hastalığı, kortizon veya bağışıklığı baskılayıcı ilaçların kullanımı ve kanser gibi hastalıkların varlığında akut apandisit geç veya zayıf belirti verebilir ve gecikme sonucu delinmeye enden olabilir. Bu nedenle, bu tür durumlarda çok daha dikkatli olmakta yarar vardır.
Apandis organında kanser olabilir mi?
- Apandis kanseri: Evet çok ender olarak apandis organında kanser olabilir. Sindirim sisteminde yer alan her 200 kanserden bir tanesinin, apandis organından kaynaklandığı bilinmektedir. Apandisit ameliyatlarından sonra apandis organının doku incelemesinde, ortalama olarak, % 0.1- 1.0 olasılıkta apandis veya apendiks kanserine rastlanmaktadır. Apandis tümörlerinin % 10’unu oluştururlar.
- Karsinoid tümör: Her 300 apandisit ameliyatından bir tanesinde ise karsinoid tümöre rastlanır. Karsinoid tümörler, apandis tümörlerinin yaklaşık % 50’sini oluştururlar. Bu hastalarda ortalama 5 yıllık sağkalım % 85 civarındadır.
- Adenokarsinoid tümörler: Apandisten kaynaklanan adenokarsinoid tümörlere goblet hücreli kanser adı da verilir. Adenokarsinoid tümörlerde, hem kanser, hemde karsinoid tümörlerin özellikleri bulunur ve bu nedenle bu adı alırlar. Bu tümörlerin seyri biraz daha kötüdür ve ortalama 5 yıllık sağkalım % 78 civarındadır.
- Psödomiksoma peritonei: Apandisten kaynaklanan ve hücre içermeyen sadece müsin içeren tümörlerdir. Apandis tümörlerinin % 20’sini oluştururlar. Bu tümörler adeta jöle görünümünde olup, hayli büyük olurlar ve 10-15 kg ağırlığa kadar çıkabilirler. Karında şişlik, huzursuzluk, fıtıklaşma, bağırsak düğümlenmesi, yumurtalıkta kitleler ile kendini gösterir.
- Taşlı yüzük hücreli karsinom: çok ender görülen ancak çok saldırgan bir tümör tipidir. Bu tümör ağırlıklı olarak mide ve kalın bağırsakta görülür ve nadiren apandiste yerleşir.
- Paraganglioma: böbreküstü bezi, damarlar ve sinirlerin kenarlarında yer lan tümörlerdir. Sıklıkla iyi huylu olarak kabul edilirler ve cerrahi olarak çıkartılmaları, tedavi için yeterlidir.
- Apandis organında kanser belirlenmesi durumunda kalın bağırsağın sağ yarısının alınması gerekir ve bu girişime sağ hemikolektomi adı verilir. Bu ameliyatlar geçmişte açık cerrahi ile gerçekleştirilirken, günümüzde kanser cerrahisi (Onkolojik Cerrahi) deneyimi olan Bu hasta grubunda 5 yıl sağ kalım % 80 ve 10 yıl sağ kalım ise ortalama % 60 civarındadır.
Apandis kanseri durumunda hangi uzmana başvurmak gerekir?
Apandis kanserleri sıklıkla, Genel Cerrahi, Gastroenteroloji, Radyoloji ve Onkoloji Uzmanları’nın ortaklaşa takibi ile tedavi edilir. Bağırsak cerrahisi (kolorektal cerrahi) üzerine yoğunlaşan cerrahlar ise kolorektal cerrah olarak adlandırılır.
![]() |
Anahtar kelimeler: apandisit, apandis, appendiks, çekum, pelvik apandisit, subhepatik apandisit, iltihabi bağırsak hastalığı, iltihabi barsak hastalığı, Crohn hastalığı, lenfoid hiperplazi, karın ağrısı, apandajit, appendika epiploika, bağırsak divertiküliti, barsak divertiküliti, bağırsak kanseri, barsak kanseri, kolon kanseri, kolon ca, endometriozis, kabızlık, Meckel divertikülü, safra kesesi iltihabı, kolesistit, over kisti torsiyonu, yumurtalık kisti torsiyonu, Mc Burney belirtisi, Rovsing belirtisi, obturator belirtisi, psoas belirtisi, laparoskopik cerrahi, apandis perforasyonu, plastrone apandisit, pyeflebit, sepsis, plastron, gebede apandisit, gebede karın ağrısı, kronik böbrek yetersizliği, AİDS, apandis kanseri, apendiks kanseri, karsinoid tümör, adenokarsinoid tümör, goblet hücreli kanser, psödomiksoma peritonei, taşlı yüzük hücreli karsinomi, paraganglioma, sağ hemikolektomi, bağırsak cerrahisi, kolorektal cerrahi, kolorektal cerrah, koloproktoloji, genel cerrahi
Kaynaklar
1. www.emedicine.medscape.com
2. www.medicinenet.com
3. www.mayoclinic.com
4. www.emedicinehealth.com
5. www.barsakcerrahisi.com
6. www.genelcerrah.com
7. www.kanserbilgileri.net
8. www.kansercerrahisi.com
9. www.robotcerrahisi.com
10. www.barsakcerrahisi.com
| Foruma gitmek için tıklayınız. | Geri |





.jpg)
