İrritabıl (huzursuz) Bağırsak Sendromu

İrritabıl bağırsak sendromu (İBS) nedir?
İrritabıl veya huzursuz bağırsak sendromu veya kısaltılmış adı ile İBS, bağırsak alışkanlıklarında değişiklikle seyreden bağırsağın fonksiyonel bir sorunudur. İlk olarak 1892 yılında Osler tarafından müköz kolit adı verilmekle birlikte, huzursuz bağırsak sendromu, spastik kolon, spastik kolit, irritabıl kolon, sinirli kolon veya hasta mide adları da İBS ile eş anlamlı olarak kullanılır. Bağırsakta kolonoskopi, sanal kolonoskopi, sigmoidoskopi, kapsül endoskopisi, vb. tetkikler ile herhangi bir hastalık bulunamaması durumunda, hastanın yakınmalarına dayanarak konulan klinik bir tanıdır.

Huzursuz bağırsak sendromu neden olur?
Huzursuz bağırsak sendromu (İBS) belirtileri, sinir sistemi ile bağırsak kasları veya beyin ile bağırsak arasındaki ileti kusuru sonucunda gelişir. Özellikle; kalın bağırsaktaki düşük dalga türündeki hareketlerde ve ince bağırsakta gıdaların iletiminde kusur gelişir. Bu düzensiz yönetim, bağırsak düz kasında aşırı bir hassasiyet veya huzursuzluk yaratır. Bağırsaklar ağrıyı çok daha yoğun bir şekilde algılar (viseral hiperaljezi) duruma gelirler. Bağırsak duvarındaki kaslar aşırı güçlü veya çok zayıf ve yavaş bir şekilde kasılabilirler. Gerçek anlamda bir tıkanıklık bulunmamasına rağmen, hastada şiddetli karın krampları ve fonksiyonel bir tıkanıklık tablosu oluşur. Bu durum uzun dönemde hastanın psikolojik durumunu da olumsuz yönde etkiler. Bazı İBS olgularında, aynı anda reflü hastalığı bulguları da mevcut olabilir. 

Huzursuz bağırsak sendromu’nda stresin etkisi var mıdır?
Huzursuz bağırsak sendromu (İBS), psikolojik bir bozukluk nedeniyle değil, ancak duygusal bir stres sonucunda gelişir. Birçok kişide heyecanlı, stresli veya sinirli olduğu dönemlerde bulantı veya ishal gelişebilir. Stresin bağırsak üzerinde yaratacağı olumsuz etkileri kontrol etme olanağımız olmadığından, yaşantımızdaki stres etkenlerini yok etmek veya azaltmak yararlı olabilir. Creed ve ark. çalışmasında, İBS hastalarının % 20-30’unda kaygı bozukluğu (vesvese) veya anksiete sorunu olduğu saptanmıştır. Kim ve ark. çalışmasında, sağlık çalışanları gibi vardiyalı görevleri olan kişilerde, İBS yakınmalarının şiddetlendiği vurgulanmıştır.

Huzursuz bağırsak sendromu ne sıklıkta görülür?

  • Huzursuz bağırsak sendromu veya İBS sorunu, erişkinlerde ortalama olarak  % 10-15 oranında görülür. Batı ülkelerinde görülme sıklığı % 20 civarına kadar çıkarken, Kore’de % 5, İran’da % 6 civarında görüldüğü bildirilmiştir.  
  • İBS sorunu olan kişilerin ortalama % 35’i doktora başvurmaktadır.
  • Amerikan Gastroenteroloji Derneği’nin 2017 yılı istatistiklerine göre, ABD’de 35 milyon İBS hastası bulunduğu belirlenmiştir.
  • Yıllık oluşma sıklığı % 1-2 civarındadır.
  • Batı toplumlarında, kadınlarda erkeklere oranla 2-3 kat daha fazla rastlanır.
  • Hastaların % 50’sinde İBS yakınmaları 35 yaştan önce ve nerede ise tümünde 50 yaştan önce başlar.
  • Bağırsak yakınmaları nedeniyle başvuran hastaların % 25-50’sini oluştururlar.
  • Longstreth ve Sandler’in çalışmalarında ABD’deki yıllık İBS tedavi maliyetinin 30 milyar $ civarında olduğu hesaplanmıştır. Benzer şekilde Akehurst ve ark. çalışmasında da İngiltere’deki yıllık İBS tedavi maliyetinin 200 milyon £ civarında olduğu hesaplanmıştır.

Huzursuz bağırsak sendromu (İBS) belirtileri nelerdir?

Kadınların belirtilerinde adet dönemi öncesinde artış gözlenir. Migreni olan hastaların % 25’inde İBS yakınmalarına rastlandığı bilinmektedir.

Manning ve ark. 1978 yılında İBS tanısı için 6 belirti tanımlamışlardır. 

  1. Sıklaşan bağırsak hareketleri ile birlikte gelişen karın ağrısı
  2. Daha hafif bağırsak hareketleri ile birlikte gelişen karın ağrısı
  3. Dışkılama ile birlikte geçen karın ağrısı
  4. Karında gözle görülebilir şişkinlik
  5. Olguların yaklaşık % 25’inde dışkının tam boşalamama hissi   
  6. Olguların % 25’inde dışkı ile sümüksü akıntı gelmesi (mukore)

2016 yılında ise, İBS için güncel olarak kullanılan Roma IV kriterleri kabul edilmiştir. Bu kriterlere göre:

Huzursuz bağırsak sendromunun (İBS) hangi tipleri vardır?
İrritabıl (huzursuz) bağırsak sendromu’nun (İBS) başlıca dört tipi vardır. 

  1. Kabızlığın hakim olduğu tip 
  2. İshalin hakim olduğu tip
  3. Dışkılamada değişiklik olan tip
  4. Tanımlanamayan tip

Yaklaşık bir yıl içinde hastaların % 75’inde İBS tipinin değiştiği gözlenir ve hastaların yaklaşık % 30’unda ise kabızlığın hakim olduğu İBS tipinden, ishalin hakim olduğu İBS tipine dönüşüm gözlenir.

Huzursuz bağırsak sendromu (İBS) hangi hastalıklarla karışabilir?
İltihabi bağırsak hastalığı
Bağırsak kanseri
Mikrobik ishal (gastroenterit)
Laktoz veya fruktoz tahammülsüzlüğü (intoleransı)
Gıda alerjisi (intoleransı)
Tiroid bezinin az veya çok çalışması (hipotiroidi, hipertiroidi)
Kronik mezenterik iskemi (bağırsak damar tıkanması)
Sindirim sistemi tümörleri: Gastrinoma, ince bağırsak tümörleri, pankreas kanseri, feokromasitoma
Çölyak hastalığı
Endometriozis
Safra ağrısı

Huzursuz bağırsak sendromu (İBS) için ne tür tetkikler yapılır?

Huzursuz bağırsak sendromunda (İBS) nasıl bir diyet tercih edilir?
Hastanın kendisini rahatsız eden gıdaların anlaşılabilmesi açısından günlük tutması büyük önem taşır. Hafif ve orta dereceli belirtiler ile çoğunlukla bazı diyet değişiklikleri ile başa çıkmak mümkündür. İBS hastalarında gıda alerjisi nadiren görülür. Bortolotti ve ark. ile Esmaillzadeh ve ark. çalışmalarında baharatlı gıdaların tüketiminin, İBS hastalarına olumlu etkileri olduğu vurgulanmıştır.

İBS için yararlı

İBS için zararlı

Küçük porsiyonlu gıdalar

Büyük porsiyonlu gıdalar

Yavaş yemek

Hızlı yemek

Yemekleri bol miktarda çiğneyerek tüketmek

Kahve

Öğün atlamamak

Alkol

Turunçgiller

Tam tahıllı gıdalar

Selüloz, tahıl ve kepek sindirim sisteminde hareketi sırasında içine su çekeceğinden ishal sıklığını azaltır.

Fasulye, lahana, Brüksel lahanası, karnabahar, karalahana, soğan gibi gaz yapan gıdalar

Baklagiller

Sorbitol, früktoz adlı şekerler karın krampları ve ishale neden olabilir.

Keten tohumu

Çikolata

Baharatlı gıdalar

Fındık

Akşam yemeklerini erken saatte yemek

Süt (İBS hastalarında laktoz tahammülsüzlüğü yaygındır)

Yürüyüş ve yüzme gibi sporlar yapmak

Aşırı sebze tüketimi

Dinlenme ve gevşeme (yoga, vb.)

Aşırı meyve (elma) tüketimi

Probiyotik kullanımı

Aşırı karbonhidrat tüketimi: ekmek, pirinç, makarna, patates

 

Cips, pizza, sarımsaklı ekmek

 

Sosis, pastırma

Huzursuz bağırsak sendromu (İBS) tedavisi
Huzursuz bağırsak sendromu’nun (İBS) ciddi veya yaşamı tehdit eden bir hastalık olmadığının hastaya açıklanması ve ikna edilmesi endişe veya stresi azaltabilir. İBS hastalarının sadece % 10-20’sinde tedavi gerekir. Orta ve şiddetli düzeyde yakınmaları olan kişiler deneyimli hekimler tarafından önerilecek olan bazı tedavilerden yarar görebilirler. İlaçlar huzursuz bağırsak sendromu belirtilerini azaltır, ancak hastalığı kökten tedavi etmezler. Bu ilaçların etki mekanizması bağırsak kaslarının hareketlerini normale döndürmek üzere programlanmıştır.

İBS hastalarının sıklıkla Aile Hekimi, İç Hastalıkları Uzmanı, Gastroenteroloji Uzmanı, Genel Cerrahi Uzmanı, Psikiyatri Uzmanı, Nöroloji Uzmanı ve Alternatif Tıp ile uğraşan hekimlere başvurdukları bilinmektedir. Sık olarak hekim değiştirme ve sorunun çözümünün pek kolay olmayışı gibi nedenlerle tedavileri kesintiye uğramaktadır. İBS hastalarının ortak yakınması ise ‘’doktorum bana, senin derdin sinirsel deyip geçiştirdi’’ şeklindedir. Uygulanmakta olan güncel tedaviler aşağıda özetlenmiştir.

1. Biofeedback tedavisi: Son yıllarda giderek önem kazanan stresin azaltılması, davranış (kognitif) tedavisi, gevşeme ve ağrının giderilmesi hastanın yakınmalarını azaltmakta ve bazı hastalarda ise ortadan kaldırabilmektedir. Bağırsak ile beyin ilişkisi uzun zamandan beri bilinmekte ve bu ilişki beyin- bağırsak hattı (gut-brain axis) olarak adlandırılmaktadır. Bu tür rahatsızlıklarda; ruhsal, sosyal ve çevresel faktörlerin etkili olduğu belirlenmiştir. Bireyin olaylar karşısındaki duygusal yanıtı; nefes hızını, tansiyonunu, vücut salgılarını, hormonlarını ve kas hareketlerini etkilemektedir. Kaygı bozukluğu (vesvese, anksiete) veya depresyon sorunu olan hastalarda beynin uyarılması ile sinirler, bağışıklık sistemi ve bazı kimyasal madde ve hormonları (somatostatin - SMS, vazoaktif intestinal peptid - VİP, triptofan, serotonin - mutluluk hormonu, GABA, kortizol, dopamin) harekete geçirerek, bağırsaktan su, tuz ve kimyasalların emilimi ile mikropların dengesi değişebilmektedir. Bu da İBS veya huzursuz bağırsak sendromunu tetiklemektedir. Bu hastalar toplu mekanlarda, yoğun kaygı sonucunda patlama şeklinde dışkılama yapabildiklerinden, gaz ve dışkı kaçırma korkuları olduğu görülmektedir. Benzer bir şekilde İBS sorunu olan hastalar; okul, toplu taşıma araçları, AVM, sinema, tiyatro, konser salonu, stadyum, vb. kalabalık ortamlarda acil dışkılama arzusu hissetmekte ve sıklıkla ilk olarak tuvaletin yerini belirlemektedirler. Bu hastalar ek olarak, uzun süreli kara, hava ve deniz yolcuklarından da aynı mantıkla çok endişe ederler. İşte bu noktada, son yıllarda biofeedback tedavisi devreye girmiş ve bu şekilde beyin ve bağırsak ilişkisi düzeltilmeye çalışılmaktadır. 

2. Takviyeler

  • Prebiyotikler: Vücut için yararlı olduklarına inanılan, bazı besinlerde bulunan veya gıda takviyesi olarak alınabilen canlı mikroorganizmalardır. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Organizasyonu ve Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımlamalarına göre bazı canlı mikroorganizmaların (probiyotikler) yeterli miktarlarda alınması durumunda vücuda bazı yararlar sağlayacağı bildirilmektedir. Probiyotik olarak en yaygın olarak kullanılan takviye maddeler: laktik asit bakterisi (laktobasillus), bifidobakter ve Saccharomyces boulardii’dir. Bu bakteriler, laktik asit ve asetik asit gibi bazı asitler üreterek, bağırsağın pH değerini düşürür ve bağırsak hareketlerini (peristaltizm) arttırırlar. Probiyotik anlamında bazı bakteri ve mantarlar vücuda yararlı olmaları için kullanılır. ‘’Pro’’ Yunanca da ‘’için’ anlamında ve ‘’bios’’ eki de ‘’yaşam’’ anlamında kullanılan eklerdir, yani özetle ‘’probiyotik’’ kelimesi ‘‘yaşam için’’ karşılığında kullanılmaktadır. Günümüzde probiyotikler özellikle, huzursuz bağırsak sendromu (İBS), antibiyotik kullanımı sonrasında gelişen ishaller, laktoz tahammülsüzlüğü, idrar yolu enfeksiyonları vb. hastalıklar ile mücadele amacı ile tercih edilmektedir.
Gıdalarda bulunan probiyotikler
  • Yoğurt
  • Ayran
  • Keçi sütü
  • Süzme peynir
  • Kefir
  • Turşu (salatalık ve lahana)
  • Zeytin (pastörize edilmemiş)
  • Nar ekşisi
  • Sirke
  • Şalgam
  • Bitter çikolata
3. İlaçlar: Kullanıldığı süreç zarfında hastalarda rahatlama sağlarlar.
  • Prokinetikler: cisaprid, tegaserod
  • Antikolinerjik ilaçlar: disiklomin hiroklorid, hyosiyamin sülfat
  • Antidiyareik ilaçlar: loperamid, atropin sülfat, difenoksilat hidroklorür
  • Trisiklik antidepresanlar: imipramin, amitriptilin
  • Çeşitli: linaklotid, lubiproston, prukaloprid, naronaprid, velusetrag, alosetron, cilansetron, ramosetron, rifaksimin, otilonyum bromür, iberis amara
  • Dışkı gevşetici ilaçlar (laksatif): metil sellüloz, metamusil
4. Dışkı nakli: Dışkı nakli veya fekal mikrobiota transplantasyonu (FMT), probiyotik ve prebiyotiklere alternatif olarak geliştirilen bir tedavi yöntemidir. Hastanın sağlıklı bir yakınından veya bir dışkı bankasından alınan dışkı örneğinin mikrofiltrasyon sisteminden geçirildikten sonra; lavman, kolonoskopi, tablet, burundan takılan mide sondası yolu ile bağırsak sorunu olan kişilere verilmesidir. İlk olarak 4. yüzyılda Çinli hekim Ge Hong tarafından tedavi amaçlı kullanılmıştır. Şiddetli ishal sorunu olan hastalara ‘’sarı çorba’’ adı altında uygulanmıştır. İkinci Dünya savaşı sırasında, dizanteri hastalığına yakalanan Alman askerlerinin tedavisinde ‘’deve dışkısı’’ kullanılmıştır. Yakın geçmişte, ilk olarak yoğun antibiyotik kullanımı sonrasında bağırsaktaki yararlı bakterilerin azalması veya yok olması nedeni ile oluşan Clostridium difficile (CDE) enfeksiyonunun tedavisinde kullanılmıştır. CDE yoğun antibiyotik kullanımı sonrasında gelişen ishallerin ortalama % 20’sinden sorumludur ve ortalama % 20 civarında tekrarlama oranına sahip olduğundan, uygun şekilde tedavi edilmesi önemlidir. Drekonja ve ark. 2015 yılında 31 ayrı çalışmayı inceledikleri meta-analizde, CDE tedavisinde dışkı nakli ile % 85 oranında başarı elde edildiğini belirlemişlerdir.

 

Dışkı nakli uygulanan hastalıklar: Etki mekanizması: Bozulmuş olan (disbiozis) bağırsak mikrop içeriğini (flora), olması gerektiği şekline dönüştürerek etki ettiği savunulmaktadır.

 

Uygulanacak dışkının özellikleri: Dışkının 150 gramdan fazla olması ve dışkı örneğinin alınmasını takiben 6 saat içinde uygulanması gerekir. Bu nedenle, tedavi için kullanılacak dışkı örneğini verecek kişinin: son 3 ayda antibiyotik kullanımı olmaması, damardan (İV) ilaç tedavisi kullanmıyor olması, yüksek riskli bir cinsel hayatı olmaması, dövmesinin bulunmaması, enfeksiyonu olmaması, kanser, alerji ve kalıtımsal hastalıklarının olmaması koşulları aranmaktadır. 

 

Sonuçları: Ülkemizde, dışkı nakli TC Sağlık Bakanlığı tarafından organ nakli kapsamına girdiği kabul edildiği için, ancak onaylı merkezler tarafından uygulanmaktadır. Bilgilerimize göre, bu tedavi Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Gastroenteroloji Bilim Dalı’nda 2015 yılından beri uygulanmaktadır. Henüz yeni sayılabilecek bir tedavi yöntemi olduğundan, uzun dönem sonuçları hakkında yeterli bir bilgi birikimi yoktur. Bu tedavi yöntemi ile, sarılık (hepatit), AİDS hastalığı (HİV) gibi virüslerin dışkı nakli yapılan kişiye iletilmesi yönünde çekinceler mevcuttur. Gough ve ark, dışkı nakli uygulanan 317 hasta üzerinde gerçekleştirdikleri çalışmada, 3 hastada sindirim sistemi kanaması, bağırsak iltihabı (enterit) ve karın zarı iltihabı (peritonit) gibi ciddi yan etkilere rastlamışlardır. 

 

Huzursuz bağırsak sendromu (İBS) belirtileri ne kadar zamanda düzelir?
Belirtilerin düzelmesi çoğunlukla uzun bir süre alır. Belirgin bir düzelme sağlayabilmek için sıklıkla 6 ay veya daha uzun bir süre gerekmektedir. Bu sorunun düzelmesinde sabırlı olmak çok önemlidir.

Huzursuz bağırsak sendromu (İBS) daha ciddi hastalıklara neden olur mu?
Huzursuz bağırsak sendromu; bağırsak kanseri, kanama ve iltihabi bağırsak hastalığı gibi sorunlara neden olmaz. Buna karşın; kronik ve tekrarlayıcı yapısı nedeniyle hastalarda geçici iş kaybına ve psikolojik sorunlara neden olabilir.

 
   
   

Anahtar kelimeler: Alosetron, Amitriptilin, antidiyareik ilaç, antikolinerjik ilaç, biofeedback, Cisaprid, Crohn hastalığı, Çölyak hastalığı, dışkıdan sümüksü akıntı, dışkılamada değişiklik, Disiklomin hydrochloride, endometriozis, fruktoz tahammülsüzlüğü, gastrinoma, huzursuz bağırsak sendromu, Hyosiyamin sülfat, IBD, IBS, İBS, İBS Roma kriterleri, iltihabi bağırsak hastalığı, iltihabi barsak hastalığı, İmipramin, irritabıl bağırsak sendromu, irritabıl barsak sendromu, irritabıl kolon sendromu, karın ağrısı, karın şişkinliği, karında şişkinlik, laksatif, laktoz tahammülsüzlüğü, Loperamid, Metamucil, Metil sellüloz, mukore, müköz kolit, prokinetik, Seratonin reseptör antagonisti, spastik kolon, spastik kolit, sürekli ıkınma, Tegaserod, tenesmus, tenezm, tenezim, trisiklik antidepresan, ülseratif kolit,

Kaynaklar
  1. Schmulson MJ, Drossman DA. What is new in Rome IV. J Neurogastroenterol Motil 2017; 23 (2): 151-163.
  2. Simren M, Palsson OS, Whitehead WE. Update on Rome IV criteria for  colorectal disorders: Implications for clinical practice. Curr Gastroenterol Rep 2017; 19 (4): 15. doi: 10.1007/s11894-017-0554-0.
  3. IBS [webpage on the Internet]. American Gastroenterological Association; 2017. Available from: https://gastro.org/patient-care/conditions- diseases/irritable-bowel-syndrome. Accessed June 30, 2017.
  4. Whitehead WE, Palsson OS, Simrén M. Irritable bowel syndrome: what do the new Rome IV diagnostic guidelines mean for patient management? Expert Rev Gastroenterol Hepatol 2017 Feb 22:1-3. doi: 10.1080/17474124.2017.1292130.
  5. Ghoshal UC, Shukla R, Ghoshal U. Small intestinal bacterial overgrowth and irritable bowel syndrome: a bridge between functional organic dichotomy. Gut Liver 2017; 11 (2): 196-208.
  6. Baniasadi N, Dehesh MM, Mohebbi E, et al. Assessing the sleep quality and depression-anxiety-stress in irritable bowel syndrome patients. Arq Gastroenterol 2017 Feb 23:0. doi: 10.1590/S0004-2803.201700000-08.
  7. Valentin N, Camilleri M, Carlson P, et al. Potential mechanisms of effects of serum-derived bovine immunoglobulin/protein isolate therapy in patients with diarrhea-predominant irritable bowel syndrome. Physiol Rep 2017 Mar;5(5). pii: e13170. doi: 10.14814/phy2.13170.
  8. Corsetti M, Whorwell P. New therapeutic options for IBS: the role of the first in class mixed µ- opioid receptor agonist and δ-opioid receptor antagonist (mudelta) eluxadoline. Expert Rev Gastroenterol Hepatol 2017 Mar 1:1-8. doi: 10.1080/17474124.2017.1298442
  9. Gobert AP, Sagrestani G, Delmas E, et al. The human intestinal microbiota of constipated-predominant irritable bowel syndrome patients exhibits anti-inflammatory properties. Sci Rep 2016 Dec 16;6:39399. doi: 10.1038/srep39399.
  10. Choi HH, Cho YS. Fecal Microbiota Transplantation: Current Applications, Effectiveness, and Future Perspectives. Clin Endosc 2016; 49 (3): 257-265.
  11. Camilleri M, Ford AC. Irritable Bowel Syndrome: Pathophysiology and Current Therapeutic Approaches. Handb Exp Pharmacol 2016 Dec 20.
  12. Azpiroz F, Dubray C, Bernalier-Donadille A, et al. Effects of scFOS on the composition of fecal microbiota and anxiety in patients with irritable bowel syndrome: a randomized, double blind, placebo controlled study. Neurogastroenterol Motil 2016 Jul 31. doi: 10.1111/nmo.12911. [Epub ahead of print]
  13. Raskov H, Burcharth J, Pommergaard HC, et al. Irritable bowel syndrome, the microbiota and the gut-brain axis. Gut Microbes 2016 Jul 29:0. [Epub ahead of print]
  14. Evrensel A, Ceylan ME. Fecal microbiota transplantation and its usage in neuropsychiatric disorders. Clin Psychopharmacol Neurosci 2016; 14 (3): 231-237.
  15. Bowman KA, Broussard EK, Surawicz CM. Fecal microbiota transplantation: current clinical efficacy and future prospects. Clin Exp Gastroenterol 2015; 8: 285-291.
  16. Hevia A, Delgado S, Margolles A, et al. Application of density gradient for the isolation of the fecal microbial stool component and the potential use thereof. Sci Rep 2015 Nov 19;5:16807. doi: 10.1038/srep16807.
  17. Sarowska J, Choroszy-Król I, Regulska-Ilow B, et al. The therapeutic effect of probiotic bacteria on gastrointestinal diseases. Adv Clin Exp Med 2013; 22 (5): 759-766.
  18. Esmaillzadeh A, Keshteli AH, Hajishafiee M, et al. Consumption of spicy foods and the prevalence of irritable bowel syndrome. World J Gastroenterol 2013; 19 (38): 6465-6471.
  19. Bixquert M. Treatment of irritable bowel syndrome with probiotics: growing evidence. Indian J Med Res 2013; 138: 175-177.
  20. Alvarez-Sánchez A, Rey E. Probiotics for irritable bowel syndrome: Should we give them full names? Rev Esp Enferm Dig 2013; 105 (1): 1-2.
  21. Kim HI, Jung SA, Choi JY, et al. Impact of shiftwork on irritable bowel syndrome and functional dyspepsia. J Korean Med Sci 2013; 28 (3): 431-437.
  22. Choi CH. Are bloating and abdominal distention attributed to gas production and visceral sensitivity in irritable bowel syndrome? (Am J Gastroenterol 2013;108:1516-1525). J Neurogastroenterol Motil 2013; 19 (4): 544-546.
  23. Bortolotti M, Porta S. Effect of red pepper on symptoms of irritable bowel syndrome: preliminary study. Dig Dig 28 Sci 2011; 56: 3288-3295.
  24. Gough E, Shaikh H, Manges AR. Systematic review of intestinal microbiota transplantation (fecal bacteriotherapy) for recurrent Clostridium difficile infection. Clin Infect Dis 2011; 53: 994-1002.
  25. Messaoudi M, Lalonde R, Violle N, et al. Assessment of psychotropic- like properties of a probiotic formulation (Lactobacillus helveticus R0052 and Bifidobacterium longum R0175) in rats and human subjects. Br J Nutr 2011; 105 (5): 755-764.
  26. Silk DB, Davis A, Vulevic J, et al. Clinical trial: the effects of a trans-galactooligosaccharide prebiotic on faecal microbiota and symptoms in irritable bowel syndrome. Aliment Pharmacol Ther 2009; 29 (5): 508-518.
  27. Creed F, Ratcliffe J, Fernandez L, et al; North of England IBS Research Group. Outcome in severe irritable bowel syndrome with and without accompanying depressive, panic and neurasthenic disorders. Br J Psychiatry 2005; 186: 507-515.
  28. Longstreth GF, Wilson A, Knight K, et al. Irritable bowel syndrome, health care use, and costs: a U.S. managed care perspective. Am J Gastroenterology 2003; 98: 600-607.
  29. Sandler RS, Everhart JE, Donowitz M, et al. The burden of selected digestive diseases in the United States. Gastroenterology 2002; 122: 1500-1511.
  30. Akehurst R, Kaltenthaler E: Treatment of irritable bowel syndrome: a review of randomised controlled trials. Gut 2001; 48 (2): 272-282.
  31. Manning AP, Thompson WG, Heaton KW, et al. Towards positive diagnosis of the irritable bowel. Br Med J 1978; 2 (6138): 653-654.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Güncelleme tarihi: 23.05.2018

 

Üye Girişi
Taviloğlu Forum Sorularınızı Yanıtlayalım Kolorektal Cerrahi, Proktoloji, Kolonoskopi