Özel Sekreter ve Randevu: (0212) 219 84 84 / (0530) 326 06 96
       

Safra Kesesi Taşları   

Video'yu izlemek için tıklayınız. Foruma gitmek için tıklayınız.
İlgili Videolar

Safra kesesinin görevi nedir?
Safra kesesinin görevi, karaciğerin ürettiği safra sıvısını depolamaktır. Genellikle açlık halinde safra kesesinde biriken safra, burada konsantre edilerek depolanır. Sindirim sırasında ise, safra kesesi kasılarak içindeki safrayı bağırsağa boşaltır ve böylelikle yağlı maddelerin emilimi gerçekleşir.

Safra kesesi taşı ne demektir?
Safra kesesi içinde normalde bulunan, kolesterol veya pigmentlerin çökelti oluşturması sonucu ortaya çıkan yapılara safra kesesi taşı adı verilir.

Safra taşları neden olur?
Safra içerisindeki maddelerin oranlarının bozulması sonucunda oluşurlar. Önceleri kolesterol kristalleri, pigment birikintileri şeklinde iken zamanla safra taşı şeklini alırlar.

Tüm safra taşları aynı mıdır?
Türleri ve çapları değişiktir. Safra taşlarının yaklaşık % 90'ı kolesterol taşları ve diğerleri ise bilirübin taşlarıdır. Normalde düz röntgen filmlerinde safra taşları görülmez. Safra taşlarının içerdiği kalsiyum miktarı ne kadar çok ise düz filmde görülme olasılığı artar.

Safra taşları kimlerde olur?

  • 20 - 60 yaş arasındaki kadınlarda safra taşı görülme sıklığı, erkeklere oranla üç kat daha fazladır. Genellikle safra kesesi taşlarının oluşumu 30-40 yaşlarında başlar ve yaşla birlikte artar.
  • Çok doğum yapmış kadınlarda daha sıktır.
  • Yaş ve şişmanlık görülme sıklığını artırır
  • 65 yaşındaki kadınların % 30'unda ve 80 yaşındaki erkek ve kadınlarda % 60 oranında safra kesesi taşı bulunur.
  • Yaklaşık her dört kadından birinde ve her sekiz erkeğin birinde altmış yaşlarına varmadan safra kesesi taşları gelişebileceği tahmin edilmektedir.

Safra kesesi hastalığı olan kişilerdeki şikayetler nelerdir?

  • Safra kesesi taşı olan kişilerin % 70-80’inde şikayet yoktur (sessiz taş).
  • Karın sağ üst kısmında, sırta da vurabilen karın ağrısı ağrı sıklıkla yemekten 30-60 dakika sonra başlar.
  • Karında şişkinlik hissi
  • Gıdalara karşı tahammülsüzlük
  • Bulantı
  • Kusma

Safra kesesi taşına bağlı hastalık, hangi hastalıklarla karışabilir?

Safra kesesi iyi çalışmayan kişileri en çok hangi yemekler rahatsız eder?

  • Ağır soslar
  • Tavada yapılan ve yağda kızartılan gıdalar
  • Et suları
  • Tavuk ve hindi derileri
  • Şalgam
  • Lahana
  • Karnabahar
  • Turp ve bazı çiğ meyveler

Safra kesesi ve safra kanalları hastalıkları çok yaygın mıdır?
Safra kesesi rahatsızlıkları ve genellikle safra kanalı sonundaki kasın (Oddi sfinkteri) iyi çalışmamasının hazımsızlığa sebep olduğu durumlarda görülürler.

Gebelik safra kesesinde taş oluşumu eğilimini artırır mı?
Evet gebelikte safra kesesi taşı oluşumuna eğilim artar. Gebelik, yağ ve kolesterol metabolizmasında düzensizlikler meydana getirir. Bunu takiben gebelik hali sona erdikten birkaç ay içerisinde, çoğu kez safra taşlarının gelişmesi başlar.

Safra kesesinde şikayete yol açmayan taş olmayan hastalarda ne yapılır?
Safra kesesinde hiçbir yakınmaya yol açmadan yer alan taşlara ‘’sessiz taş’’ adı verilir. ABD, İngiltere, İtalya ve İskandinav ülkelerinde % 10-20 oranında safra kesesi taşına rastlandığı bildirilmektedir. Genelde belirlenen safra kesesi taşlarının % 70-85’inin herhangi bir yakınmaya yol açmadığı, yani ‘’sessiz taş’’ karakterinde olduğu belirlenmiştir. Otopsilerinde safra kesesi taşı belirlenen hastalarının % 90’ından fazlasının farklı hastalıklara bağlı olarak yaşamlarını yitirdikleri saptanmıştır. Gracie ve Ransohoff ’sessiz safra kesesi taşı olan 123 kişiyi 15 yıl boyunca izlemişler ve safra kesesi taşına bağlı sorun (kramp şeklinde karın ağrısı veya bilyer kolik) gelişme olasılığını; beş yılın sonunda % 10, on yılın sonunda % 15 ve on beş yılın sonunda ise % 18 olarak bulmuşlardır. Amerikan Ulusal Sağlık Dairesi (NIH) de benzer şekilde, sessiz safra kesesi taşlarında sorun çıkma olasılığının ilk beş yılda % 10 ve yirmi yılda % 20 olarak belirtilmiştir.

Sessiz safra kesesi taşı olan hastalarda hangi nedenler sorun gelişmesine zemin hazırlar?

  • Yaşın 55’ten genç olması
  • Sigara tüketimi
  • Kadınlarda
  • Şişmanlık
  • Üç veya daha fazla sayıda safra taşı olması
  • Hareketli (yüzen) taşların bulunması
  • Taşın 20 yıldan daha uzun bir süredir var olması
  • Safra taşının çapının 2 cm’den fazla olması
  • Safra taşı çapının 3 mm’den küçük olması

Safra kesesi taşı komplikasyonları nelerdir?
Safra kesesi taşlarına ait komplikasyonlar büyük safra taşlarından ziyade özellikle 4 mm’den küçük safra taşları ve yoğun safra çamuru varlığında görülür.

  • Safra kesesinin iltihaplanması (kolesistit)
  • Cerrahi sarılık (safra kanalına düştükleri zaman): yaşam boyu süreçte, safra kesesi taşlarının % 10-33’ünün safra kanalına düştüğü bilinmektedir. ERCP ile safra kanalına düşen taşların % 90’ını almak mümkün olmakta ve hastaların % 5-25’inde ise iki veya daha fazla kez ERCP girişimi gerektiği bilinmektedir. Bu durumda ERCP ile endoskopik sfinkterotomi işlemi sonrasında bu taşları almak gerekmektedir. Safra kanalından taşı laparoskopik cerrahi sırasında da almak mümkündür, ancak ERCP ile taş alma işlemine kıyasla çok ender olarak tercih edilir. Bingener ve Schwesinger’in çalışmasında İngiltere’de cerrahların sadece % 20’sinin safra kanalında taşı çıkartmak için laparoskopik cerrahi yöntemi tercih ettikleri belirtilmiştir. Poulose ve ark. çalışmasında ise ABD’deki cerrahların % 44’ünün laparoskopik cerrahi ile taşı aldığı belirtilmiştir. Bu gruptaki cerrahların % 58’i ameliyat sırasında fazla zaman kaybı olması, % 24’ü yetersiz araç ve gereç olması, % 1.5’i komplikasyon riskini arttırması ve % 1.5’i cerrahi yetersizlik nedeni ile safra kanalında taşı almak için laparoskopik cerrahi yöntemi tercih etmediğini belirtmiştir. Genellikle, bu taşların tıkanıklığın gelişmesinden sonraki ilk 72 saat içinde alınması tercih edilmektedir, zira bu süreç içinde safra akımı tekrar sağlanmazsa, ‘’kolanjit’’ adı verilen titreme ve yüksek ateş ile seyreden ve hayati tehlikesi olan safra yolu iltihabına neden olur. Safra kanalından ERCP ile taş alınan hastalara işlemden hemen sonra safra kesesinin laparoskopik cerrahi ile alınması tercih edilir, safra kesesinin ameliyatla alınmaması durumunda, işlemden sonraki 4-6 hafta içinde, hastaların % 1-16’sında safra kesesi iltihabı (akut kolesistit) geliştiği bildirilmektedir.
  • Akut bilyer pankreatit

Safra kesesi taşı tanısı nasıl konulur?
Safra kesesi taşı tanısı en sık olarak ultrasonografi ile konur. Ayrıca, başka bir nedenle tetkik sırasında tesadüfen bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile de safra kesesi taşları bulunabilir.

Safra kesesi taşının tedavisinde ne zaman ameliyat gerekir?
Safra kesesi taşları sorun oluşturursa tedavisi sıklıkla ameliyatla safra kesesinin alınmasıdır.

  • Safra kesesinde 2 cm’den büyük çapta taş olması (safra kesesi kanseri gelişme riski nedeni ile)
  • Safra kesesinde 4 mm’den küçük çapta taşlar olması (taşların safra kanalına düşerek, kolanjit (safra yolu iltihabı), cerrahi sarılık veya pankreatit gelişme riski nedeni ile)
  • Safra kesesinin iltihaplanmas (kolesistit)
  • Taşların bulunmasından dolayı hastada tekrar eden ve şiddetli nöbetler halinde gelen (kolik) sancı varsa,
  • Safra kesesinde taşların bulunduğu bilinmekteyse ve hasta kronik hazımsızlıktan, bulantı, gazdan veya bazı karın bölgesi veya sırt ağrılarından şikayetçi ise
  • Küçük taşların safra kanallı tıkamasından dolayı cerrahi sarılık (derinin sarı bir renk alması) gelişmişse.
  • Safra kesesi taşına bağlı, pankreatit hastalığı gelişmişse.

Safra kesesinde taşları kansere neden olur mu?

  • Safra kesesi taşları % 0.2 - 3 oranında safra kesesi kanserine neden olabilirler. Safra kesesi kanseri 100.000 kişide bir kişide görülür ve safra kesesi kanserlerinin % 75-90’ında safra taşı olduğu tespit edilmiştir.
  • Safra kesesinde özellikle büyük (2 cm’nin üzerindeki çapta) taş olan kişilerde ameliyat önerilmektedir. Safra kesesindeki taşın çapı 3 cm’in üzerinde olması durumunda, safra kesesi kanseri gelişme riskini 10 kat arttığı bilinmektedir.
  • Safra kesesinin taş ile dolu olması
  • Porselen safra kesesi olarak adlandırılan safra kesesi duvarının kireçlendiği hallerde safra kesesi kanseri gelişme riskinin % 13-22 kadar olduğu bildirilmektedir.
  • Safra kesesi kanserlerinin % 50 oranında ya genel taramalar sırasında, yada yapılmış olan bir safra kesesi ameliyatı sonrasında patoloji tetkiki sonucunda bulunduğu bilinmektedir.
  • Safra kesesi kanseri hastalarının % 35’inde tanı konulduğu anda uzak organlara sıçrama (metastaz) yapmış olduğu belirlenmiştir.

Safra kesesi ameliyatı nasıl yapılır?
Günümüzde safra kesesi ameliyatları laparoskopik yöntemle (kansız ameliyat) gerçekleştirilmektedir. Laparoskopik yöntemle ilk safra kesesi ameliyatı 1985 yılında Almanya’da Böblingen şehrinde Erich Mühe tarafından gerçekleştirilmiştir. Teknik olarak safra kesesi standart olarak üç veya dört adet minik (5-10 mm arasında) delikten trokar veya port adı verilen minik bazı uzun aletler girilerek safra kesesi organı klipslenerek ve karaciğerden ayrılarak dışarıya alınır. Günümüzde artık gelişmiş laparoskopik el aletleri sayesinde, uygun vakalarda, göbekten girilen tek bir delikten (single port laparoscopy - SILS) dahi safra kesesi ameliyatlarını gerçekleştirebilmekteyiz.

Herkes kapalı safra kesesi ameliyatı olabilir mi?
Herkeste kapalı (laparoskopik) safra kesesi ameliyatı yapabilmek mümkün olmayabilir. Daha önce üst karın bölgesi ameliyatı geçirmiş olanlarda (örn. mide, karaciğer, vb.) karın içerisinde yapışıklıklar olabilir ve bu yöntemin uygulanmasını zorlaştırabilir. Karın içi basıncın artmasının (gazla şişirildiği için) zararlı olduğu durumlarda (bazı kalp hastalıkları) bu ameliyat yapılamayabilir. Bazen ameliyata kapalı yöntemle başlanılsa bile, % 1 ile 5 oranında ameliyat sırasında açık yönteme dönmek gerekebilir.

Safra taşlarında ameliyat dışında tedavi yöntemi var mıdır?

  • Taşların kırılması: Safra kesesi taşlarının kırılması, cerrahi sarılık ve akut pankreatit gibi ciddi komplikasyonlara neden olabildiği için, yarardan çok zarar verebilir. Bu komplikasyonlar nedeni ile safra kesesi taşlarının kırılması işlemi terk edilmiştir.
  • İlaçla eritme: Ameliyatın çok riskli olduğu hastalarda, ameliyat dışı yöntemlerle çare aranabilir. Taşları eritmek için uzun süreli ursodeoksikolik asit içeren ilaçlar kullanılabilir.

Safra kesesi ameliyatlarında sadece taş mı alınır?
Safra kesesi ameliyatlarında sadece taşı alma etkili olmaz. Böbrek hayati bir organ olması nedeniyle tümör vb. zorunlu haller dışında alınamaz, ancak safra kesesi alınabilir. Safra kesesi ameliyatlarında sadece taşın alınması durumunda kısa bir süre sonra safra içeriğinin yoğunluğu nedeniyle safra kesesi sorunu aynen tekrarlar. Bu nedenle cerrahi teknik olarak safra kesesi taşını almak değil, safra kesesi organının tümünü almak gerekir. Bu ameliyata Tıp çevrelerinde ‘kolesistektomi’ ameliyatı adı verilmektedir ve Genel Cerrahi uzmanlık dalında en sık olarak gerçekleştirilen ameliyattır.

Laparoskopik safra kesesi ameliyatlarında hastanede yatış süresi ne kadardır?
Hastaların laparoskopik kolesistektomi veya safra kesesi ameliyatından 4-6 saat sonra yumuşak gıdalar ile beslenmesine izin verilir ve 24 saat içinde eve taburcu edilirler.

Laparoskopik safra kesesi ameliyatlarından sonra hastaların iş kaybı ne kadar olur?
Hastalar laparoskopik kolesistektomi veya safra kesesi ameliyatından yaklaşık 3 ile 4 gün içinde işlerine geri dönebilecek duruma gelirler.

Laparoskopik safra kesesi ameliyatlarından sonra diyet gerekir mi?
Evet, safra kesesi ameliyatından sonra bir ile iki ay kadar yağlı ve kızartmalı gıdalardan uzak durmakta yarar vardır.

Safra kesesinin alınması vücutta ne değişikliğe yol açar?
Safra kesesi ameliyatı ile safra kesesi alınan hastaların yaklaşık % 10-30’unda hazımsızlık ve şişkinlik gibi safra kesesi ameliyatı öncesindeki yakınmalar devam edebilir ve bu tabloya ‘postkolesistektomi sendromu’ adı verilmektedir. Safra kesesi organının alınmasını takiben hastaların yaklaşık % 80-90’unda mideye olan safra geri tepmesi (alkalen reflü gastrit) olduğu belirtilmektedir. Postkolesistektomi sendromu’nun acil koşullarda yapılan safra kesesi ameliyatlarından sonra daha sık görüldüğü bilinmektedir. Safra kesesinin alınmasına bağlı olarak başlıca iki sorun görülür: 1. Safranın, safra kesesinde depolanmadan direkt olarak ince bağırsağa akmasından dolayı, safra geri tepmesi (safra reflüsü) ile daha sık olarak mide iltihabı (alkalen reflü gastrit) veya yemek borusu iltihabı (alkalen reflü özofajit) görülmektedir. Bu durumda antiasit (asit giderici) ilaçlar ve proton pompa inhibitörü (PPI) grubu ilaçlar faydalıdır. 2. Safranın ince bağırsağa hızla geçnmesine bağlı olarak ishal ve alt karın bölgesinde ağrı görülebilir ve bu durumda kolestiramin tedavisi yararlıdır.

           
                     
           
                     
           


Anahtar Kelimeler: Safra taşı, safra kesesi taşı, pankreatit, safra kesesi ameliyatı, laparoskopik kolesistektomi, safra kesesinde kapalı ameliyat, kansız safra kesesi ameliyatı, gebelik ve safra taşı, single port laparoscopy, SILS, postkolesistektomi sendromu, safra reflüsü, alkalen reflü gastrit, özofajit, safra kesesi kanseri, porselen safra kesesi

Kaynaklar
1. Palma GD. Minimally invasive treatment of cholecysto-choledocal lithiasis: The point of view of the surgical endoscopist. World J Gastrointest Surg 2013; 5 (6): 161-166.
2. Agunloye AM, Adebakin AM, Adeleye JO, et al. Ultrasound prevalence of gallstone disease in diabetic patients at Ibadan, Nigeria. Niger J Clin Pract 2013; 16 (1): 71-75.
3. Galyani Moghaddam T, Fakheri H, Abdi R, et al. The incidence and outcome of pregnancy-related biliary sludge/stones and potential risk factors. Arch Iran Med 2013; 16 (1): 12-16.
4. Terada T. Histopathologic features and frequency of gall bladder lesions in consecutive 540 cholecystectomies. Int J Clin Exp Pathol 2013; 6 (1): 91-96.
5. Galyani Moghaddam T, Fakheri H, Abdi R, et al. The incidence and outcome of pregnancy-related biliary sludge/stones and potential risk factors. Arch Iran Med 2013; 16 (1): 12-16.
6. Marcari RS, Lupinacci RM, Nadal LR, et al. Outcomes of laparoscopic cholecystectomy in octogenarians. JSLS 2012; 16 (2): 271-5.
7. Bouwense SA, Besselink MG, van Brunschot S, et al; Dutch Pancreatitis Study Group. Pancreatitis of biliary origin, optimal timing of cholecystectomy (PONCHO trial): study protocol for a randomized controlled trial. Trials 2012; 13: 225.
8. Premkumar M, Sable T. Obesity, dyslipidemia and cholesterol gallstone disease during one year of Antarctic residence. Rural Remote Health 2012; 12: 2186.
9. Chavez-Tapia NC, Kinney-Novelo IM, Sifuentes-Rentería SE, et al. Association between cholecystectomy for gallstone disease and risk factors for cardiovascular disease. Ann Hepatol 2012; 11 (1): 85-89.
10. Chen LY, Qiao QH, Zhang SC, et al. Metabolic syndrome and gallstone disease. World J Gastroenterol 2012; 18 (31): 4215-4220.
11. Lee J, Yun M, Kim KS, et al. Risk stratification of gallbladder polyps (1-2 cm) for surgical intervention with 18F-FDG PET/CT. J Nucl Med 2012; 53 (3): 353-358.
12. Schmidt M, Søndenaa K, Dumot JA, et al. Post-cholecystectomy symptoms were caused by persistence of a functional gastrointestinal disorder. World J Gastroenterol 2012; 18 (12): 1365-1372.
13. Uyanikoglu A, Akyuz F, Ermis F, et al. Does Cholecystectomy Increase the Esophageal Alkaline Reflux? Evaluation by Impedance-pH Technique. J Neurogastroenterol Motil 2012; 18 (2): 187-193.
14. Constantinescu T, Huwood Al Jabouri AK, Brãtucu E, et al. Gallstone disease in young population: incidence, complications, therapeutic approach. Chirurgia 2012; 107 (5): 579-582.
15. Aprea G, Canfora A, Ferronetti A, et al. Morpho-functional gastric pre-and postoperative changes in elderly patients undergoing laparoscopic cholecystectomy for gallstone related disease. BMC Surg. 2012; 12 Suppl 1:S5.
16. Genç V, Onur Kirimker E, Akyol C, et al. Incidental gallbladder cancer diagnosed during or after laparoscopic cholecystectomy in members of the Turkish population with gallstone disease. Turk J Gastroenterol 2011; 22 (5): 513-516.
17. Khan ZS, Livingston EH, Huerta S. Reassessing the need for prophylactic surgery in patients with porcelain gallbladder: Case series and systematic review of the literature. Arch Surg 2011; 146: 1143-1147.
18. Steinemann DC, Raptis DA, Lurje G, et al. Cosmesis and body image after single-port laparoscopic or conventional laparoscopic cholecystectomy: a multicenter double blinded randomised controlled trial (SPOCC-trial). BMC Surg 2011; 11: 24.
19. Trust MD, Sheffield KM, Boyd CA, et al. Gallstone pancreatitis in older patients: Are we operating enough? Surgery 2011; 150 (3): 515-525.
20. Allemann P, Schafer M, Demartines N: Critical appraisal of single port access cholecystectomy. Br J Surg 2010, 97 (10): 1476-1480.
21. Kim JH, Kim WH, Yoo BM, Kim JH, Kim MW. Should we perform surgical management in all patients with suspected porcelain gallbladder? Hepatogastroenterology. 2009; 56: 943-945.
22. Williams EJ, Green J, Beckingham I, et al. Guidelines on the management of common bile duct stones (CBDS) Gut 2008; 57: 1004-1021.
23. Sakorafas HG, Milingos D, Peros G. Asymptomatic cholelithiasis: is cholecystectomy really needed? A critical reappraisal 15 years after the introduction of laparoscopic cholecystectomy. Dig Dis Sci 2007; 52: 1313-1325.
24. Bingener J, Schwesinger WH. Management of common bile duct stones in a rural area of the United States: results of a survey. Surg Endosc 2006; 20:577-579.
25. Poulose BK, Arbogast PG, Holzman MD. National analysis of in-hospital resource utilization in choledocholithiasis management using propensity scores. Surg Endosc 2006; 20: 186-190.
26. Yamamoto H, Hayakawa N, Kitagawa Y, et al. Unsuspected gallbladder carcinoma after laparoscopic cholecystectomy. J Hepatobiliary Pancreat Surg 2005; 12: 391-398.
27. Adler DG, Baron TH, Davila RE, et al. ASGE guideline: the role of ERCP in diseases of the biliary tract and the pancreas. Gastrointest Endosc 2005; 62: 1–8.
28. Antonakis P, Alexakis N, Mylonaki D, et al. Incidental finding of gallbladder carcinoma detected during or after laparoscopic cholecystectomy. Eur J Surg Oncol 2003; 29: 358-360.
29. Reynolds W Jr. The first laparoscopic cholecystectomy. JSLS 2001; 5 (1): 89-94.
30. Vitetta L, Sali A, Little P, Mrazek L. Gallstones and gall bladder carcinoma. Aust N Z J Surg 2000; 70 (9): 667-673.
31. ASGE guidelines for clinical application. The role of ERCP in diseases of the biliary tract and pancreas. American Society for Gastrointestinal Endoscopy. Gastrointest Endosc 1999; 50: 915-920.
32. NIH Consensus Development Panel on Gallstones and Laparoscopic Cholecystectomy. Gallstones and laparoscopic cholecystectomy. JAMA 1993; 269: 1018–1024.
33. Lowenfels AB, Walker AM, Althaus DP, et al. Gallstone growth, size, and risk of gallbladder cancer: an interracial study. Int J Epidemiol 1989; 18: 50–54.
34. Diehl AK. Gallstone size and the risk of gallbladder cancer. JAMA 1983; 250: 2323-2329.
35. Gracie WA, Ransohoff DF. The natural history of silent gallstones: the innocent gallstone is not a myth. N Engl J Med 1982; 307 (13): 798–800.
36. www.robotcerrahisi.com
37. www.genelcerrah.com
38. www.medicinenet.com
39. www.mayoclinic.com
40. www.emedicine.medscape.com


Foruma gitmek için tıklayınız. Geri

Uzmanlık Alanları:
Genel Cerrahi
Kolorektal Cerrahi
Laparoskopik Cerrahi
Kanser Cerrahisi
Robotik Cerrahi
Endoskopi
Meme Hastalıkları