Özel Sekreter ve Randevu: (0212) 219 84 84 / (0530) 326 06 96
       

Hemoroid (Basur)   

Video'yu izlemek için tıklayınız. Foruma gitmek için tıklayınız.
İlgili Videolar

Hemoroid veya basur hastalığı hakkında bilinmeyenler:

  • Hemoroid veya basur, dünya genelinde makat bölgesine ait en sık rastlanılan yakınmadır. Makat bölgesi yakınmaları nedeni ile başvuran hastaların ortalama olarak % 50’sinde hemoroid belirlenir.
  • En sık olarak rastlandığı yaş grubu 45-65 yaş arasıdır. Ancak, batılı diyet (liften fakir) şekli ile beslenme sonucunda, hemoroid sorununa çok daha genç yaşlarda rastlandığı görülmektedir ve ender de olsa çocuklarda da hemoroid sorunu görülmektedir.
  • Erkeklerde kadınlara oranla 1.3 kat daha sık görülürler.
  • 30 yaşın üzerindeki nüfusun ortalama % 5-10'unda hemoroid veya basur gelişir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ülkemiz nüfusu 2010 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarında 72,5 milyon olarak belirlenmiştir. 30 yaş üzerindeki nüfus göz önüne alındığında, 35,9 milyon (% 48.6) kişi olduğu görülür ve bu nüfusun % 5-10'unda potansiyel olarak hemoroid sorunu olduğu düşünüldüğünde 1.8-3.6 milyon hemoroid sorunu olan kişi olduğu hesaplanır.
  • Genellikle hastalar UTANMA veya önemsememe nedeniyle doktora çok geç başvururlar.
  • Günümüzdeki tedavi yöntemleri ile tedavi çok daha ağrısız ve kolay bir şekil almıştır.

Hemoroid veya basur nedir?
Hemoroid veya basur günlük kullanımda; hemorroid, hamaroid, hamaroit, hamoroid, hamoroit, hamarit, hamarid, hamorit, homoroit, homoroid, homorid, homorit, hemorid, hemorit, hemoroit, hemoroyit, hamaroyit, hemeroyit, homoroyit, hemoroyid, hamaroyid, hemeroyid, homoroyid, basur, masur, basür, basül, basor, bağsur, bağsor, bahsur, mayasıl, babasıl, hemoreid, hemareid, hemareit, hemoreit, homereyit, homereyid, hemorat, homorat, homerat, hemorois, hemoroyis, hamorois, hamoroyis, hemerois, hemeroyis, homeret, homered, hemeret veya hemered olarak adlandırılmaktadır. Her sağlıklı insanda makat bölgesinde, dişli çizginin (linea dentata) hemen üzerinde yastıkçıklar bulunur ve bunlar içinde damarlar, bağ dokusu ve düz kası barındırırlar. Ancak, sürekli kabızlık veya ishal, aşırı ıkınma, yanlış tuvalet alışkanlıkları veya hamilelik nedeniyle bu yastıkçıklar hemoroid şekline dönüşür. Önceleri ise, hemoroid makat (anüs ve rektum) bölgesindeki toplar damarlarının genişlemesi veya varisi olarak tanımlanmaktaydı. Hemoroid veya basur, 50 yaş civarındaki her iki kişiden birinde belirlenir.

Hemoroid veya basur tipleri nelerdir?
Yer aldıkları bölgeye göre hemoroid veya basur iç ve dış olarak ikiye ayrılır.
Dış hemoroid (basur): Makat bölgesinin en hassas ve ağrıya duyarlı olan bölgesinde yerleşirler. Buradaki damar pıhtılaşırsa aşırı ağrılı bir şişlik oluşturlar (tromboze hemoroid).
İç hemoroid (basur): En sık rastlanan belirtisi ağrısız olarak makattan dışarıya sarkan şişliktir. Çoğunlukla hastalar tarafından dışkılama sonrasında temizlik işlemi sırasında tesadüfen fark edilirler. Bu hemoroid veya basurun dışarıya tam olarak sarkması veya fıtıklaşması ve içeri itilememesi durumunda şiddetli ağrıya neden olabilir.

Hemoroid veya basur neden olur?
Günümüzde yaygın olarak kabul gören görüşe göre hemoroidler makat etrafındaki koruma gerçekleştiren yastıkçıkların (anal cushions) bütünlüğün bozulması nedeni ile oluşur. Makat yastıkçıkları sağ ön, sağ arka ve sol yan yerleşimlidirler. Basur veya hemoroid sorunu olan kişilerde sağlıklı kişilere oranla toplar damarlar (venler) genişler, damarlarda pıhtılar oluşur (tromboz), kas ve bağ dokularında sarkmalar meydana gelir. Bazı hastalarda, bu değişikliklere ek olarak, makat kanalı içinde yer alan bağırsak yüzeyinde (alt rektum mukozası) ülserler, pıhtılaşma (tromboz) ve beslenme bozukluğu (iskemi) oluşur.

Hemoroid veya basur oluşumunu kolaylaştıran faktörler nelerdir?

Hemoroid yeterli makat temizliği yapılmadığı için mi olur?
Hemoroid veya basur gelişmesinde, kişisel hijyen, taharetlenme veya makat bölgesi temizliğinin bir ilgisi olmadığı saptanmıştır.

Hemoroid (basur) bir hastalığın ön belirtisi olabilir mi?
Evet hemoroidler bazı hastalıkların ön belirtisi olabilir. Yoğun alkol tüketimi,karaciğer hastalıkları ve Hepatit B (kanla veya cinsel temasla bulaşan sarılık tipi) ile oluşabilen karaciğer sirozu veya portal hipertansiyon (karın içi portal ven adı verilen önemli bir toplar damarda basınç artışı) gibi hastalıklarda ilk belirti olarak hemoroid ortaya çıkabilir. Bu tür bir hastalığın varlığında, hasta detaylı olarak araştırıldıktan sonra, herhangi bir girişimin yapılması tercih edilir.

Deri çıkıntısı ne anlama gelir?
Deri çıkıntısı veya ‘skin tag’ pıhtılaşmış dış hemoroidler sonrasında oluşan veya iltihabi bağırsak hastalığına bağlı olarak gelişen makat etrafındaki deri fazlalıklarıdır.

Hemoroid (basur) tanısı nasıl konulur?
Hemoroid veya basur kesin tanısı ise klinik muayenenin yanı sıra anoskopi, rektoskopi, sigmoidoskopi veya kolonoskopi ile konulur. Rahatsızlıktan kısa süren, acısız yöntemlerle kurtulmak mümkün. Ancak erken dönemde tedaviye başlamak rahatsızlığın ilaçla tedavisini sağlıyor. Bu tetkik sayesinde hemoroid (basur) ile karışabilen diğer hastalıklar dışlanmış olur.

Hemoroid (basur) belirtileri nelerdir?

Hemoroid (basur) hangi hastalıklarla karıştırılabilir?
Makattan kanama olduğunda hasta mutlaka uzman bir cerrah tarafından muayene edilmelidir. Sadece makat bölgesi ile uğraşan cerrahlara proktoloji uzmanı adı verilir.

Hemoroid (basur) hastalığı seyri nasıldır?
Hastalığın başlangıç döneminde sadece makattan kanama yakınması varken, daha sonraki dönemlerde kanamaya dışkılama sırasında makatta oluşan şişlikler eşlik eder. Hemoroid (basur) ilerledikçe bu şişlikler artık içeriye girmez hale gelir. Özellikle ilerlemiş olduğu dönemlerde hemoroid (basur) memelerinin dışarı çıkmış olması nedeniyle makat devamlı ıslak hale gelir. Makat ıslaklığı nedeniyle kaşıntı da diğer yakınmalara eklenir. Bir de hemoroidin (basur) akut dönem özellikleri vardır. İç hemoroidler (basur memeleri) dışarıya çıkar, içeriye giremez ve şişer. İçleri kanla dolar. Bu dönemde makatta büyük, şişkin bir kitle oluşur ve bu safha çok ağrılıdır.

Hemoroid (basur) hastalığı evreleri nelerdir?
I. Evre hemoroid: kanamaya yol açan ve makat dışına çıkmayan iç basur
II. Evre hemoroid: makat dışına çıkan, ancak kendiliğinden içeri giren iç basur
III. Evre hemoroid: makat dışına çıkan ve kişinin elle içeri itebildiği basur
IV: Evre hemoroid: makat dışına çıkan ve kişinin elle içeri itemediği basur

Hemoroidten veya basurdan korunmak için neler yapılmalıdır?

  1. Posadan zengin bir beslenme tarzını benimsemek (meyve, sebze, baklagiller, corn flakes vb.)
  2. Tuvalette uzun zaman geçirme, tuvalette gazete okuma veya bulmaca çözme, aşırı ıkınma gibi alışkanlıkları terk etmek. Çocuklara tuvalete ihtiyaç duydukları anda gitmeleri ve orada uzun zaman geçirmemeleri gerektiğini öğretmek
  3. Spor ve düzenli egzersiz yapmak
  4. At, motosiklet veya bisiklete binmenin hemoroid açısından olumsuz etkilerinin olduğunu bilmek
  5. Halter ve güreş gibi ağır sporların zorlanma nedeniyle olumsuz etkilerinin olduğunu bilmek

Hemoroid (basur) hastalığı tedavisi nasıldır?
Hastaların giderek bilinçlendiğini ve daha erken hekime başvurduğunu gözlemlemekteyiz. Gözlemlerimize göre, hastalığın seyrinde genellikle erkekler muayeneden utanma nedeni ile konunun proktoloji uzmanı olan cerraha daha geç başvurmaktalar. Hemoroid hastalığı (basur, mayasıl, babasıl) ameliyatsız veya ameliyatla tedavi edilmektedir. Tedavi yöntemleri; basit yöntemler, ağrısız yöntemler ve ameliyat şeklinde üç ana başlık altında toplanabilir. Ameliyat dışı yöntemleri: oturma banyoları (10-15 dakika süre ile sıcak su içine oturma), bazı pomadların sürülmesi veya ağızdan hemoroid (basur) hapı alınmasıdır. Doktor muayenehanesinde yapılabilecek bazı tedavi şekilleri de mevcuttur.

  1. Bipolar koagülasyon: Bu yöntemle hemoroid veya basura neden olan kan damarları yakılır.
  2. İnfrared koagülasyon: İnfrared (kırmızı ışık) adı verilen değişik dalga boyundaki lazer ışınıyla damarlar küçültülür ve hemoroid (basur) memesini söndürme temeline dayanır.
  3. Skleroterapi: makat bölgesine, kireç oluşturan bir kimyasal madde enjekte edilir. Hemoroid (basur) memesini besleyen toplar damarlarda kireç oluşumu sağlanarak, orada yeni bir damar şişmesi, çatlaması ve genişlemesi engellenir.
  4. Bantlama girişimi: Bu hanımların saçlarına taktığı toka gibi bir lastiğin anoskop denilen ve makat içine sokulan ışıklı bir alet ile lastik tokayı kaydırarak oraya yerleştirilmesi işlemidir. Böylelikle o hemoroid (basur) damarı boğulmuş olur. Hemoroid (basur) tedavisinde ağrısız yöntemlerin sonuçları ve başarısı çoğunlukla aynı, ancak özellikle bant uygulaması uygun teknikle yapılmazsa şiddetli ağrıya neden olabilir. O yüzden deneyimli ellerde yapılması gerekir.

HEMOROİD AMELİYATI

Hemoroid ameliyatı öncesi ne tür bir hazırlık yapmak gerekir?
Hemoroid ameliyatı öncesinde hastaların kan sulandırıcı ilaçları (Aspirin®, Coraspin®, Ecoprin®, Dispril®, Coumadin®, Heparin®, Plavix®, Pradaxa® vb.) ameliyattan 7-10 gün önce kesilir. Ameliyattan önceki gece yarısı, su ve gıda alımı kesilir. Bazı cerrahlar ameliyattan önce bağırsak hazırlığı amacı ile herhangi bir ilaç önermezken, cerrahların büyük bir bölümü ameliyattan bir gün önce ağızdan alınan bağırsakları boşaltmaya yarayan müshil (ağızdan alınan sodyum fosfat, senna alkaloidleri, polietilen glikol vb. maddeleri içeren toz veya sıvı) ilacı verir veya lavman önerirler.

Hemoroid (basur) hastalığı ameliyat yöntemleri nelerdir?
Hemoroid veya basur hastalığı ilerlemişse cerrahi yöntem gündeme gelir. Bunlar:

  1. Klasik ameliyat teknikleri: Milligan & Morgan (1937 yılında tanımlanmış açık tekniktir), Ferguson (kapalı teknik) ve Whitehead ameliyatları: prensipte hemoroid memelerinin; makas, bıçak, monopolar elektrokoter, bipolar koter (BICAP), ‘’Ligasure’’ veya ‘’Ultracision -harmonic scalpel’’ türünde 7 mm çapa kadar damarları devre dışı bırakabilen, damar kapatma cihazları veya lazer ile kesilerek çıkartılmasını hedeflerler. Bu tekniğe ‘’hemoroidektomi’’ adı verilir. İşlem sırasında makatın genişletilmesi veya ‘anal dilatasyon’ işlemi özellikle üçüncü derecede hemoroidlerde belirgin bir rahatlama sağlar. Hemoroid memelerinin makat kanalının içerisinden alınırsa buna ‘’kapalı hemoroidektomi’’ adı verilir ve bu teknikte makat derisinde hiçbir yara veya iz olmaz. Makat kanalı dışında ve makat derisinden hemoroid memelerinin alınması işlemi ise ‘’açık hemoroidektomi’’ olarak adlandırılır. Ho ve ark. çalışmasında, kapalı ve açık hemoroidektomi teknikleri karşılaştırıldığında, ameliyat sonrası ağrı oranı, hastanede kalış süresi ve komplikasyonlar açısından fark belirlenmemiş, sadece yara iyileşme süresinin kapalı hemoroidektomi tekniğinde daha hızlı olduğu belirlenmiştir. Nienhuijs ve de Hingh, klasik hemoroidektomi yöntemi ile ameliyatın ‘’Ligasure’’ cihazı ile gerçekleştirildiği olguları karşılaştırmışlar ve ‘’Ligasure’’ ile ameliyat süresinin kısaldığını ve ameliyat sonrasının daha az ağrılı olduğunu saptamışlardır.
  2. Lateral internal sfinkterotomi: makat içi basıncı düşürme amacı ile makat iç kasının kesilmesi işlemidir. Ameliyat sonrasındaki ilk bir aylık erken dönemde % 30 ve geç dönemde ise % 0-15 gaz ve dışkı veya gaz kaçırma (inkontinens) komplikasyonu görülebilir. Bu işlemin bağırsak cerrahisi (kolorektal cerrahi) alanında çalışan bir cerrah tarafından yapılması durumunda bu tür komplikasyonların yok denilecek kadar düşük olduğu bilinmektedir. Günümüzde bu amaçla geliştirilen anal manometri cihazı eşliğinde uygulanan basınç kontrollü sfinkterotomi yöntemi ile gaz ve dışkı kaçırma riski açısından tehdit ortadan kaldırılabilmektedir.
  3. Makatın genişletilmesi (anal dilatasyon): bu teknik anestezi altında makat kaslarının cerrahın parmakları ile genişletilme işlemidir. Sıklıkla, diğer tekniklere ek olarak yapılmakla birlikte, sadece anal dilatasyon yapan cerrahlar da vardır.
  4. Lazer yöntemi: CO2, Argon, NdYag, Diod lazerler bu amaçla kullanılabilir. Tüm lazerlerin ana amacının damarların tutkal ile yapıştırılarak kapatılması gibi adlandırılabilir. Bu yöntemin değişik çalışmalarda, ağrı ve nüks oranları yönünden klasik yönteme oranla üstünlüğü mevcuttur. Son yıllarda 1,470 nm dalga boyunda ve 13 watt gücünde ince bir lazer çubuğu ile dairesel olarak (radyal fiber ile) hemoroidleri yakarak ortadan kaldırılır ve bu yönteme ''lazer hemoroid ablasyonu'' veya ''lazer hemoroidoplasti'' adı verilir.
  5. Longo yöntemi: Hemoroid (basur) tedavisindeki ameliyat yöntemlerinden biri de Longo tekniğidir. Hemoroid makatta genellikle üç yerde ve dizilimi de saat kadranı üzerindeki 3, 7 ve 11 hizalarıdır ve klasik cerrahi yöntemde en az üç yerden yara oluşturmak gerekir. Bu ister normal dikişle yapılsın, ister lazer uygulamasıyla yapılsın makatta ciddi yaralar oluşur. Antonio Longo tarafından İtalya’da Palermo Üniversitesi’nde 1990'da geliştirilen yöntemde ise makat dışında bir yara oluşmaz, ameliyat makat derisine (anoderm) oranla tamamen sinir ağından daha fakir bir bölge olan makatın içinde gerçekleştirilir, bu da ameliyat sonrasındaki ağrı duyusunu azaltır. Ayrıca, makat sarkması (rektal mukozal prolapsus) durumlarında ve ileri derecedeki hemoroidlerde (üçüncü ve dördüncü derecedeki hemoroidler), Longo tekniği en başarılı sonuçları verdiği bildirilen tekniktir. Longo ameliyatı ülkemizde 1999 yılından beri uygulanmaktadır.
    Longo hemoroid ameliyatının avantajları:
    - Az ağrılı olması: Stapler hemoroidopeksi olarak tanımlaman bu yöntem ise daha az ağrılı ve hastanın kısa sürede iyileşmesini sağlar. Longo yönteminde, makatın ağız kısmına girişim yapılmaz. Çünkü makatın son 3-4 santimetrelik kısmı ağrıya duyarlıdır ve bu teknikte daha yukarıdan çalışılır. Longo yöntemiyle tedavi edilen hastaların yüzde 80'i ağrı kesiciye çok daha az ihtiyaç duyar. Hasta ertesi gün bile rahatça dışkısını yapar.
    - Makattan sarkmayı önlemesi: Tek kullanımlık bir alet yardımı ile hemoroid (basur) memelerini yukarı doğru çeker ve hepsi içeriye girmiş olur. Böylece iç hemoroid (basur) memelerinin dışarı doğru sarkması engellenmiş olur.
    - Damarları kesmesi ve dikmesi: Bu alet bu damarları keser ve diker. Böylece damarlar sabitleneceği için sonraki ıkınmalarda hemoroid (basur) memeleri makattan dışarıya çıkmayacaktır.
    - İşe daha erken geriye dönmeyi sağlaması: Ameliyat süresi 20-30 dakika arasında değişmektedir. Çoğu hasta 3-4 gün sonra aktif yaşamlarına ve işlerine geri dönebilir.

Burch ve ark. klasik hemoroid ameliyatları ile Longo yöntemini karşılaştırdıklarında, Longo tekniğinin daha az ağrılı olduğunu, ancak bu hasta grubunda hemoroid nüksü ve makat sarkması komplikasyonuna daha fazla rastlandığını belirlemişlerdir. Giordano ve ark. çalışmasında da benzer sonuçlar saptanmıştır. Longo tekniği sonrasında, % 25-30 oranında dışkının tam bitmemesi hissi, % 9 oranında hemoroid nüksü, % 13 oranında makat sarkmasının devam etmesi, % 16 oranında makattan kanama, % 9 oranında ağrılı dışkılama sorununa rastlandığı bildirilmektedir.

6. THD veya HAL yöntemi: THD yöntemi 2007 yılında İtalya’da Dal Monte tarafından tanımlanmış bir tekniktir. Transanal haemorrhoidal dearterialisation veya kısaltılmış adı ile THD tekniği bir kalem ucu şeklinde bir dopler cihazı yardımı ile makat kanalı içinde, hemoroid yastıkçıklarının içindeki atardamarlarının bulunması ve bu bölgeye dikiş atılarak damar akışının engellenmesi prensibine dayanır. Bu teknik benzer şekilde HAL (hemoroid arteri ligasyonu) olarak ta adlandırılmaktadır. İlk çalışma ikinci, üçüncü ve dördüncü derecede olan 330 hasta üzerinde uygulanmıştır. THD tekniği ile % 12 nüks ve % 10 kanama, % 18 ağrılı dışkılama sorunu olduğu bildirilmektedir. Bu yöntemde % 1'den az olmak üzere; makat çatlağı, makat fistülü, gaz kaçırma gibi sorunlar görülür.

Ameliyat yöntemleri hastaya göre seçilmelidir. Milligan Morgan yöntemi adı verilen ameliyat tekniği sıkça kullanılır. Bu yöntemin özelliği hemoroidlerin (basur) baş kısmından sonuna kadar bir alet yardımıyla kesilip çıkarılmasıdır. Birinci derece hemoroidlerin (basur) varlığında, cerrahi tedavi önerilmez ve bunun yerine oturma banyosu, bazı merhemler ve ağızdan alınacak haplarla tedavi planlanır. Hastalığın hangi evrede bulunduğunun tedavi yönteminin seçilmesinde önemlidir. MacRae ve McLeod çalışmalarında, makat genişletilmesi (anal dilatasyon) ve hemoroidektomi tekniklerinin sonuçlarını karşılaştırdıklarında, hemoroidektomi yönteminin belirgin şekilde üstün olduğunu belirlemişlerdir. Giordano ve ark, THD ve Longo tekniklerini karşılaştırmışlar ve THD yönteminde işe geri dönmenin daha kısa sürede gerçekleştiğini belirlenmişlerdir. Shanmugam ve ark. Boğma tedavisi ile hemoroidektomi yöntemini karşılaştırdıklarında, hemoroidektomi sonuçlarının belirgin şekilde üstün olduğunu belirlemişlerdir.

Hemoroid (basur) nüks eder mi?
Hemoroid (basur) tedavi edilse bile ameliyatsız yöntemlerde % 10-50, ameliyatlı yöntemlerde % 1.5-15 oranında tekrarlayabilir. Nedenler arasında uygulanan cerrahi teknik, devam eden kabızlık ve beslenme alışkanlıklarındaki hatalar vb. nedenler sayılabilir. Jayaraman ve ark. geniş meta-analizlerinde, Longo tekniği sonrasında hemoroid hastalığının bir yıl içinde % 5.7 ve geç dönemde % 8.5 oranında nüks ettiği ve klasik hemoroid ameliyatı sonrasında bir yıl içinde % 1 ve geç dönemde % 1.5 oranında nüks ettiği bildirilmiştir. Bu anlamda özellikle tekrarlayan veya komplike olmuş hemoroid durumunda, hastayı bir kolorektal cerrahın (proktoloji uzmanı) ele alması belirgin avantajlar sağlar.

Hemoroid (basur) ameliyatı sonrasında hangi komplikasyonlar görülebilir?

1. Makat bölgesinde ağrı: Hemoroid (basur) ameliyatı sonrasında en sık rastlanılan sorun olan ağrı, çeşitli ağrı kesiciler, morfin benzeri ağrı kesiciler ile kontrol edilir. Ayrıca, ameliyat sırasında makat bölgesine markain, bupivakain gibi bölgesel anestezik maddeler enjekte edilir ve böylelikle ameliyat sonrasında hastanın ağrısı belirgin şekilde azaltılmış olur ve böylelikle ağrı kesici ilaçların gereksiniminde belirgin azalma olmaktadır. Genel olarak, Longo ameliyatı sonrasında ağrı klasik hemoroid ameliyatına oranla daha az olur. Longo ameliyatı sonrasında ağrı olması stapler veya zımba hattının makat kanalındaki dişli çizgi veya dentate line olarak adlandırılan bölgeye yakın yerleştirilmesi sonucunda olur. Longo ameliyatı sonrasında % 1-10 arasında ameliyattan ortalama üç hafta sonra başlayan kronik ağrı olabilir, bu durumun halka şeklinde kısaltılan bağ dokusuna vücudun yanıtı şeklinde açıklanmaktadır.
2. İdrar yolu enfeksiyonu: idrar yolu enfeksiyonu hemoroid (basur) cerrahisinden sonra direkt olarak gelişen bir sorun değil, uygulanan idrar sondası sonrasında gelişir.
3. İdrar yapma zorluğu: sıklıkla ameliyat sonrası spazm, ağrı, ameliyat bölgesindeki dikişler, sıkı pansuman yapılması, ameliyat sonrasında fazla sıvı alınması, ameliyatın spinal anestezi ile gerçekleştirilmesi, büyük hemoroidlerin (basur) ameliyatına bağlı olarak hastaların % 25-35’inde ameliyat sonrasında geçici olarak (sıklıkla ameliyat gecesinde) idrar yapma zorluğu (idrar retansiyonu) gelişir. Bazı durumlarda bir sonda yardımı ile idrarı boşaltmak gerekebilir. Ameliyattan önce hastanın idrarını tam olarak boşaltması ve cerrahın ameliyat bölgesine anestezik ilaç yapması (topikal anestezi) bu sorunun sıklığını azaltır.
4. Makattan kanama: Klasik hemoroid hemoroid ameliyatları sonrasında olguların % 2’sinde ve Longo ameliyatı sonrasında ise olguların % 5’inde kanama gelişir. Hemoroid (basur) ameliyatından sonraki ilk üç hafta içinde görülür ve sıklıkla dikişin veya zımbaların açılması veya enfeksiyon nedeniyle bu sorun oluşur. Hemoroid ameliyatı sonrasında kanama gelişen hastaların ortalama olarak % 2’sinde tekrar ameliyat gerekebilir.
5. Geride memelerin kalması: hastaların en sık olarak yakındığı sorun küçük deri çıkıntılarını basur (hemoroid) memesi olarak yorumlamalarıdır. Bunlar hastaya huzursuzluk ve kaşıntı yaratırlar.
6. Kabızlık: hastalar sıklıkla hemoroid (basur) ameliyatı sonrasında dışkılama işlemi sırasında ağrı çekeceği inancı veya korkusu nedeniyle zor dışkılarlar. Hastaların neden dışkılamadan korktukları anlaşılabilir bir durum olmasına karşın bu korkunun dışkının içeride taşlaşmasına (fekal impaksiyon) neden olabileceğini bilmekteyiz. Kabızlık sorunu sıklıkla, ameliyattan sonraki 1-2 gün içinde normale döner, ancak 3 gün içinde dışkılama gerçekleşmezse dışkı gevşetici ilaçlar (laksatif) önerilir.
7. Ektropion veya Whitehead deformitesi: Hemoroid (basur) ameliyatı sırasında fazla miktarda bağırsak (rektum) bölümü kesilirse ve uygun şekilde tespit edilmez veya tespitinden kurtulursa makatın dışında iyileşme yoluna gider ve bu duruma ektropion veya Whitehead deformitesi adı verilir. Bu durumda hastadan sümüksü (mukuslu) bir akıntı gelir, ciltte tahriş ve kaşıntı olur.
8. Makatta darlık gelişmesi: Hemoroid ameliyatları sonrasındaki en önemli komplikasyonlardan birisidir ve % 2-4 oranında görülür. İleri evredeki komplike olmuş hemoroidlerde ise % 5-10 oranında makat darlığı gelişir. Büyük hemoroidlerde (basur) fazla miktarda bağırsak (rektum) bölümü kesilirse veya makat kanalında alt bölüme dikiş atılırsa, geniş bir nedbe dokusu oluşacağından ileri dönemde makatta darlık gelişebilir. Longo tekniği ile gerçekleştirilen hemoroid ameliyatlarında kese ağzı (purse string) dikişi makat kanalında çok alt seviyeye atılırsa da makat darlığı gelişebilir. Hemoroid (basur) memeleri arasında sağlam doku bölümleri bırakılarak veya makat kanalında çok alt kısımlara dikiş atmaktan uzak durarak, bu komplikasyon önlenebilir. Makatta darlık gelişmesi halinde, ameliyattan 6-8 hafta sonra genişletme işlemi (dilatatör ile) uygulanabilir ve bu şekilde başarı sağlanamazsa anoplasti (proktoplasti) denilen makat ağzını genişletme ameliyatı uygulanması gerekir.
9.Ameliyat sonrasında makat sarkmasının devam etmesi: Hemoroid (basur) ameliyatı sonrasında yeterli doku çıkartılmazsa makattan dışarıya sarkan ve iç çamaşırda ıslanma ve makatta kaşıntı yaratan bir şişlik kalır. Milligan & Morgan tekniğinde ortalama % 13, HAL tekniğinde % 10, Longo tekniğinde % 12 oranında sarkmanın devam ettiği belirlenmiştir
10. Makat çatlağı (anal fissür): hemoroid (basur) ameliyatı sonrasında makat çatlağı (anal fissür) gelişebilir. Özellikle, Longo ameliyatı sonrasında stapler cihazının yarattığı lokal darbeye (travma) bağlı olarak % 0.2 oranında makat çatlağı görülür. Benzer şekilde, HAL tekniği sonrasında da % 0.5 oranında makat çatlağına rastlanır. Tedavisinde öncelikle % 0.2-0.6 yoğunluktaki nitrogliserinli kremler, Botoks uygulaması ve yanıt alınamaması durumunda ameliyat ile düzeltilebilir.
11. Makat fistülü: hemoroid (basur) ameliyatlarının % 1’inden azında makat fistülü (makat fistülü) gelisir.
12. Enfeksiyon: hemoroid (basur) ameliyatları sonrasında şaşırtıcı bir şekilde enfeksiyon sorununa çok ender rastlanır.
13. Makatta kaşıntı: makat bölgesini aşırı temizleme ve özellikle sabun veya deterjan uygulaması sonrasında görülür.
14. Dışkı veya gaz kaçırma: yaşlı hastaları etkileyen hemoroid (basur) ameliyatının (sfinkterotomi işlemi yapılırsa) veya makatı çevreleyen yastıkçıkların (anal cushions) gereğinden fazla miktarda alınması durumunda görülen ender bir komplikasyonudur.
15. Hemoroidlerde pıhtılaşma: Hemoroid hastalığında Longo ameliyatı sonrasında % 1-6 oranında hemoroid pıhtılaşması (tromboze hemoroid) gelişebilir.
16. Dışkı taşlaması: Hemoroid ameliyatları sonrasında dışkı taşlaşması veya ‘fekal impaksiyon’ % 1-6 oranında izlenir.
17. Rektovajinal fistül: Longo tekniği ile gerçekleştirilen hemoroid ameliyatları sonrasında % 0.2 oranında kalın bağırsağın rektum adlı makata yakın bölümü ile kadınlık organı arasında (vajina) iştirak gelişebilir ve kadınlık organından dışkı gelebilir. Bu durum sıklıkla makat kanalına yerleştirilen kese ağzı (purse string) dikişinin, fazla derinden alınması sonucunda gelişir.
18. Sürekli ıkınma hissi (tenesmus): Hemoroid nedeniyle Longo ameliyatı olan hastaların % 25-30’unda yerleştirilen zımbalara ve makatın sarkan bağ dokusunun kısaltılması nedeniyle sık olarak gelen ve ortalama olarak 1-6 ay arasında devam edebilen dışkılama hissi, makatta yabancı cisim hissi, dışkının tam bitmemesi hissi ve makatta huzursuzluk gibi yakınmalar olabilir.

HEMOROİD İLE İLGİLİ ÖZEL DURUMLAR

İltihabi bağırsak hastalığında hemoroid
Özellikle, Crohn hastalığı veya ülseratif kolit gibi iltihabi bağırsak hastalığında hemoroid varlığında ameliyat kararı alırken çok temkinli yaklaşmak gerekir. Bu tür hastalıklarda alevlenme döneminde hemoroid ameliyatı yapıldığında hastalık daha şiddetlenebilmektedir, bu nedenle hastalığın hekim tarafından ilaç ile baskılandığı bir dönemde (remisyon), bu tür bir ameliyatı planlamak daha mantıklı olur.

Hemoroid pıhtılaşması
Hemoroid (basur) pıhtılaşması veya diğer adları ile ‘’hemoroid trombozu’’, ‘’perianal tromboz’’, ‘’perianal hematom’’, ‘’anal hematom’’, ‘’tromboze hemoroid’’, ‘’anal ven trombozu’’; hemoroidi oluşturan damarlardaki kanın pıhtılaşması nedeniyle oluşur. Pıhtılar nedeniyle tıkanan hemoroid memesi gerilir ve hastaya çok şiddetli ağrı verir. Bu durum özellikle doğum sonrasında lohusalıkta sorun teşkil eder. Pıhtılaşan hemoroid memesi lokal veya genel anestezi ile boşaltılınca hastada çok kısa bir sürede büyük bir rahatlama hissi oluşur. Daha sonradan pıhtının boşaltıldığı delik cerrah tarafından sıklıkla dikilir ve bazen de boşalması için açık bırakılabilir. Yapılan çalışmalarda pıhtılaşmış hemoroid memesi, lokal veya genel anestezi ile cerrahi cerrahi olarak boşaltıldığında, ağrının 1-4 gün içinde, buna karşın ameliyatsız olarak sadece ilaç ile tedavi edilmeye çalışıldığında 24 gün içinde ağrının kaybolduğu belirlenmiştir. Ağrı için oturma banyosu, lokal anestezi oluşturan Lidocaine, Nitrogliserin, Nifedipin veya mentol içeren kremler ve sert bir zemin üzerine oturma gayet etkili olmaktadır. Hemoroid hastalığında tekrarlama (nüks) oranı ameliyat yapılmayan grupta % 25-50 iken, ameliyat grubunda ise % 5’den az olarak belirlenmiştir.

Hemoroid boğulması
Hemoroid (basur) boğulması veya strangülasyonu, makattan dışarıya sarkma yapan üçüncü veya dördüncü evredeki hemoroidlerde gözlenir. Acilen tedavi edilmeze boğulan hemoroid bölümünde aşırı ödem sonucunda ülser ve sonrasında doku ölümü (nekroz) gelişir. Tedavisinde, acil olarak, ameliyathanede ve sıklıkla genel anestezi (narkoz) altında, Longo hemoroid ameliyatı veya üç hemoroid memesinin lazer, makas, bıçak, monopolar elektrokoter, bipolar koter (BICAP), Ligasure veya Ultracision türünde damar kapatma cihazları ile alınması uygulanır.

Gebelikte hemoroid
Hamilelik veya gebelik döneminde kadınların % 10-15’inde hemoroid ciddi bir sorun oluşturur. Bu nedenle, hemoroid sorunu olan kişilerin hamile kalmadan önce uygun şekilde tedavi olmaları yararlı olur. Hamilelerde, mümkün olduğunca ameliyatsız şekilde hemoroidi tedavi etme yoluna gidilir. Gebeliğin ilk üç ayında düşük tehdidi nedeniyle ameliyat olağanüstü durumlar dışında pek uygulanmaz, ikinci ve üçüncü aylık dönemde (trimester) hemoroid tedavisinde zorunlu olursa lokal anestezi ile girişim yapılabilir. Hamilelik sırasında hemoroidi olan kadınların % 25-30’unda doğum sonrasında hemoroid pıhtılaşması (trombozu) sorunu geliştiği belirlenmiştir. Doğumu 39. haftadan sonra gerçekleştiren gebelerde hemoroid pıhtılaşmasına daha sık olarak rastlandığı belirlenmiştir.

Lenfoma ve lösemi varlığında hemoroid
Lenfoma (lenf kanseri) ve lösemi (kan kanseri) gibi önemli hastalıklarının varlığında hemoroid ciddi bir sorun olarak ele alınmalıdır. Bu tür hastalıkların aktif döneminde hemoroid için herhangi bir girişim yapılması durumunda, hastanın yaşamını tehdit edebilecek ağır enfeksiyonlar gelişebilir. Bu tür durumlarda sıklıkla Hematoloji Uzmanı ile cerrah ortaklaşa çalışmalı ve ameliyat gerekli ise hastalığın ilaçlar ile kontrol altında olduğu bir dönemde (remisyon) yapılmalıdır.

Makat varisi veya portal hipertansiyon hastalarında hemoroid
Karaciğer sirozu varlığında portal hipertansiyon hastalığına rastlanmaktadır. Bu hasta grubunda, makat bölgesindeki varisler, portal kan basıncının artması durumunda baraj kapağı gibi açılmakta fazla kanı boşaltmaktadır, yani bu varisler, artmış portal basıncı boşaltarak dengeleyen bir sigorta görevini üstlenmektedirler. Varisler alındığında bu boşalma olanağı ortadan kaldırılmış olur ve buda yemek borusundaki varislerden yüksek basınçlı toplar damar kanının boşalmasına yol açabilir. Bu tür bir durumda ağızdan bol miktarda kırmızı renkli kanama gelir ve bu duruma portal hipertansiyon kanaması adı verilir. Siroz ve portal hipertansiyon hastalarının % 50-80’inde makat bölgesinde varis bulunur, bu durumu hemoroid’den ayırt etmek gayet önemlidir.

Hemoroid veya basur hastalığı kansere neden olabilir mi?
Hayır olmaz. Ancak, basit hemoroid (basur) sanılan bazı olguların altında makat kanseri (anal kanser veya anüs kanseri) veya rektum kanseri bulunabildiğini unutmamak gerekir. Danimarka’da 70,000’e yakın makat bölgesi hastalıkları nedeniyle hastaneye yatırılan hastada yapılan araştırmada, sadece 23 hastada (% 0.03) makat kanseri (anal kanser, anüs kanseri) belirlenmiştir. Bu nedenle hastaların uzun dönem doktordan kaçmaları sorunu başlatır. Geçmiş yıllarda hemoroid (basur) sorunu olan bir hasta, makattan kanama yakınması olduğundan bunun mevcut olan basurdan olduğuna hükmederek doktora gitmekten kaçınır ve bu durumda şayet altta yatan bir kanser varsa hastalığın ileri evreye geçmesine neden olabilir. Bu nedenle 50 yaş ve üzerindeki tüm bireyler mutlaka kalın bağırsak yönünden tetkikten geçirilmelidir. Özellikle, 50 yaş üzerinde makattan kanaması olan kişilerin kendi kendine tedavi çözümleri üretmek yerine konunun uzmanı olan bir cerraha başvurmaları uygundur.

Hemoroid veya basur ameliyatını hangi mevsimde yaptırmak avantaj sağlayabilir?
Hemoroid veya basur ameliyatı sonrasında hekimler sıklıkla makat bölgesine pansuman amacı ile sıcak su içine oturma banyoları önerirler. Oturma banyosu küvet, leğen içinde yapılabilirken, bu amaçla geliştirilmiş gayet pratik klozet içine oturan özel plastik oturma küvetleri bulunmaktadır. Basur (hemoroid), makatta çatlak (anal fissür), makat apsesi (perianal apse) veya makat fistülü (perianal fistül) gibi makat bölgesi ameliyatlarından sonra hastalara önerilen oturma banyosu yerine denizde tuzlu su ile banyo yapmak yara iyileşmesi açısından çok yararlıdır. Pratikte hemoroid ameliyatını yaz mevsiminde olan bir hastanın, ameliyat sonrasında uzun süre denizde veya havuzda kalması, hem hasta konforu, hem de yara iyileşmesi açısından katkı sağlar.

Hemoroid veya basur hastalığı olan hastalar hangi bölüme başvurmalıdır?
Hemoroid veya basur sorunu olan kişilerin bir Genel Cerrahi Uzmanı’na başvurmaları gerekir. Ağırlıklı olarak makat bölgesi ve bağırsak sorunları ile ilgilenen bölüme proktoloji, koloproktoloji veya kolorektal cerrahi adı verilir. Bu tür cerrahlar da, halk arasında makat doktoru, basur doktoru, hemoroid doktoru olarak adlandırılırken Tıp alanında proktolog veya kolorektal cerrah olarak adlandırılırlar.

HEMOROİD (basur) hastası nasıl beslenmeli?

Hemoroid (basur, mayasıl, babasıl) hastalığında, hem hastalıktan korunmak ve hemde hastalığın alevlenme dönemlerinde rahat etmeleri açısından uygun bir diyetle beslenmeleri çok önemlidir. Hemoroid hastalarının yoğun şekilde dışkı yumuşatıcı (laksatif) ilaçlar kullandıkları gözlemlenmektedir. Dışkılama eyleminin rahat olabilmesi için, dışkı yumuşatıcı ilaçlar kullanmak yerine; günde 2 Lt civarında su tüketmek, bol lifli ve doğal bir beslenme şekli tercih edilmelidir. 20-50 yaş grubundaki kişilerin diyetlerindeki günlük lif miktarı, erkeklerde ortalama 40 gram ve kadınlarda 25 gram olmalıdır. Bazı besin düzensizliklerine neden olmamak için, diyetteki lif miktarının günde 50 gramı aşması önerilmez. Tahıl, bakliyat, soya fasülyesi, arpa, pirinç ve buğday, sebze ve meyvelerin dengeli şekilde alınması bağırsak hareketlerini arttırır ve kabızlık ile mücadelede çok yararlıdır. Hemoroid için meyvelerden A, B, C, E vitaminlerinin, çinkonun ve bioflavonoidlerin düzenli şekilde alınması yararlı olur. Bu maddeler aşağıdaki meyvelerde bulunurlar.

A vitamini içeren gıdalar: kayısı, havuç, bezelye, patates, ıspanak, bal kabağı ve yumurta

B vitamini içeren gıdalar: tahıllı gıdalar, pirinç, mercimek, fasülye, patates, şeker pekmezi, muz, hindi eti ve ton balığı

C vitamini içeren gıdalar: kuşburnu, kivi, Brüksel lahanası, çilek, ahududu, mandalina, ıspanak. Limon, greyfurt ve portakal hem lif ve hemde C vitamini içerirler, ancak özellikle makatta yanma sorunu olan hastaların yakınmalarının artmasına neden olabilirler.

E vitamini içeren gıdalar: tahıllı gıdalar, ayçiçek yağı, fındık, ceviz, badem, ıspanak, şalgam, pancar, zeytin, karahindiba, balkabağı, balık ve kuşkonmaz

Hemoroid hastaları için yararlı gıdalar

Tahıllı gıdalar Meyveler
Kepek Elma (kabuklu)
Mısır Kayısı
Mısır gevreği (corn flakes, müsli) Muz
Pirinç Yabanmersini (çay üzümü)
  Kavun
Kuru yemiş Karpuz
Kuru üzüm Kiraz
Kuru kayısı Vişne
Kuru incir Üzüm
Kuru erik Şeftali
Fındık Armut
Ceviz Ananas
  Erik
Haşlanmış sebzeler Çilek
Lahana (beyaz, kara ve kırmızı) Ahududu (frambuaz, ağaç çileği)
Karnabahar  
Havuç Çiğ sebzeler
Yabani havuç (karakavza) Fasülye filizi
Patates (kabuklu) Kereviz
Ispanak Salatalık
Kuşkonmaz Kıvırcık salata
Kabak Mantar
Şalgam Soğan
Mısır (konserve) Yeşil biber
Brüksel lahanası Ispanak
  Domates
   
Baklagiller Ekmek
Bakla Tahıllı
Fasülye Yulaflı
Nohut Çavdarlı
Soya Kepekli
Mercimek Buğdaylı
Bezelye Beyaz
Keçi boynuzu  
Yalancı akasya  
Gülibrişim  

Hemoroid hastaları için zararlı gıdalar

Baharatlı gıdalar
Acı biber
Kebaplar
Hamburger
Turşu
Pizza
Alkol
Çay ve kahve (fazla tüketimi)
Turunçgiller
Süt ürünleri
Ketçap
Çikolata

Klasik olarak acı ve baharatlı gıdaların hemoroid hastalarında yakınmaları kötüleştirdiği ve dışkılama güçlüğüne neden olduğu bilinir. Altomare ve ark. 2006 yılında gerçekleştirdikleri çalışmada, ikinci ve üçüncü derecede hemoroid sorunlu hastaları iki gruba ayırıp, birinci gruba kırmızı biber hapı vermişler ve ikinci gruba ise vermemişlerdir. Bunun ardından her iki gruptaki hastaları; makattan kanama, makatta şişlik, makatta ağrı ve makatta kaşıntı ve yanma gibi yakınmalar açısından karşılaştırmışlar ve sonuçlar arasında fark olmadığını tespit etmişlerdir. Bu çalışma, ülkemizde yoğun acı ve baharat tüketen güney ve güneydoğu Anadolu illerindeki hemoroid hastalarının yakınmalarının diğer bölgeler ile benzerlik göstermesi konusuna ışık tutabilir.
 

       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       

Anahtar kelimeler: Hemoroid, hamaroid, hamaroit, hamoroid, hamoroit, hamarit, hamarid, hamorit, homoroit, homoroid, homorid, homorit, hemorid, hemorit, hemoroit, basur, basür, bağsur, bahsur, mayasıl, babasıl, makatta şişlik, dübürde şişlik, makatta meme, dübürde meme, makattan kanama, makatta ıslaklık, rektoskopi, anoskopi, ıkınma, kakadan kan gelmesi, dışkıdan kan gelmesi, infrared koagülasyon, bipolar koagülasyon, skleroterapi, bant ligasyon, anüs kanseri, anüs karsinom, makat kanseri, anal kanser, anal karsinom, makat karsinomu, rektum kanseri, rectum ca, rectum kanseri, Longo ameliyatı, posalı gıda, idrar yapma zorluğu, ektropion, Whitehead deformitesi, makatta darlık, makat çatlağı, makat yırtığı, anal fissür, makat fistülü, anal fistül, perianal fistül, anorektal fistül, makatta kaşıntı, pruritus ani, oturma banyosu, oturma küveti, hemoroid doktoru, basur doktoru, hemoroid uzmanı, basur uzmanı, hemoroid cerrahı, basur cerrahı, proktoloji, koloproktoloji, kolorektal cerrahi, proktolog, koloproktolog, kolorektal cerrah, makat doktoru, hemoroid doktoru, hemoroid pıhtılaşması, basur pıhtılaşması, hemoroid trombozu, basur trombozu, perianal tromboz, perianal hematom, eksternal tromboze hemoroid, dış tromboze hemoroid, hemoroid boğulması, basur boğulması, hemoroid strangülasyonu, basur strangülasyonu

Kaynaklar
1. Lu M, Shi GY, Wang GQ, et al. Milligan-Morgan hemorrhoidectomy with anal cushion suspension and partial internal sphincter resection for circumferential mixed hemorrhoids. World J Gastroenterol 2013; 19 (30): 5011-5015.
2. Yang J, Cui PJ, Han HZ, et al. Meta-analysis of stapled hemorrhoidopexy vs LigaSure hemorrhoidectomy. World J Gastroenterol 2013; 19 (29): 4799-4807.
3. Kim do S. Histopathology and physiological alterations after procedure for prolapsed hemorrhoids. Ann Coloproctol 2013; 29 (5): 179-180.
4. Guraya SY, Khairy GA. Stapled hemorrhoidectomy; results of a prospective clinical trial in Saudi Arabia. J Clin Diagn Res 2013; 7 (9): 1949-1952.
5. Buntzen S, Christensen P, Khalid A, et al. Diagnosis and treatment of haemorrhoids. Dan Med J 2013; 60 (12): B4754.
6. Garg PK, Kumar G, Jain BK, et al. Quality of life after stapled hemorrhoidopexy: a prospective observational study. Biomed Res Int 2013; 2013: 903271. doi: 10.1155/2013/903271. Epub 2013 Aug 22.
7. D'Ugo S, Franceschilli L, Cadeddu F, et al. Medical and surgical treatment of haemorrhoids and anal fissure in Crohn's disease: a critical appraisal. BMC Gastroenterol 2013 Mar 11;13:47. doi: 10.1186/1471-230X-13-47.
8. Chivate SD, Ladukar L, Ayyar M, et al. Transanal suture rectopexy for haemorrhoids: Chivate's painless cure for piles. Indian J Surg 2012; 74 (5): 412-417.
9. Bansal H, Jenaw RK, Mandia R, et al. How to do open hemorrhoidectomy under local anesthesia and its comparison with spinal anesthesia. Indian J Surg 2012; 74 (4): 330-333.
10. Sobrado-Junior CW, Hora JA. Transanal desarterialization guided by Doppler associated to anorectal repair in hemorrhoids: THD technic. Arq Bras Cir Dig 2012; 25 (4): 293-297.
11. Li YD, Xu JH, Lin JJ, et al. Excisional hemorrhoidal surgery and its effect on anal continence. World J Gastroenterol 2012; 18 (30): 4059-4063.
12. Lohsiriwat V. Hemorrhoids: from basic pathophysiology to clinical management. World J Gastroenterol 2012; 18 (17): 2009-2017.
13. Piskun G, Tucker R. New bipolar tissue ligator combines constant tissue compression and temperature guidance: histologic study and implications for treatment of hemorrhoids. Med Devices (Auckl) 2012; 5: 89-96.
14. Tiernan J, Hind D, Watson A, et al. The HubBLe trial: haemorrhoidal artery ligation (HAL) versus rubber band ligation (RBL) for haemorrhoids. BMC Gastroenterol 2012; 12: 153.
15. Giordano P, Nastro P, Davies A et al. Prospective evaluation of stapled haemorrhoidopexy versus transanal haemorrhoidal dearterialisation for stage II and III haemorrhoids: three-year outcomes. Tech Coloproctol. 2011; 15 (1): 67-73.
16. Efthimiadis C, Kosmidis C, Grigoriou M, et al. The stapled hemorrhoidopexy syndrome: a new clinical entity? Tech Coloproctol. 2011; Suppl 1:S95-99.
17. Giamundo P, Salfi R, Geraci M, et al. The hemorrhoid laser procedure technique vs. rubber band ligation: a randomized trial comparing 2 mini-invasive treatments for second- and third-degree hemorrhoids. Dis Colon Rectum 2011; 54 (6): 693-698.
18. Saylam B, Özer MV, Düzgün AP, ve ark. Hemoroidin cerrahi tedavisinde Milligan-Morgan hemoroidektomi: 828 olgunun incelenmesi. Ulusal Cerrahi Derg 2011; 27 (1): 31-34.
19. Sneider EB, Maykel JA. Diagnosis and management of symptomatic hemorrhoids. Surg Clin North Am 2010; 90 (1): 17-32.
20. Iachino C, Guerrero Y, Sias F, et al. [Hemorpex system: a new procedure for the treatment of haemorrhoids]. [Article in Spanish] Cir Esp 2009; 86 (2):105-109.
21. Gebbensleben O, Hilger Y, Rohde H. Do we at all need surgery to treat thrombosed external hemorrhoids? Results of a prospective cohort study. Clin Exp Gastroenterol 2009; 2: 69-74.
22. Giordano P, Gravante G, Sorge R, et al. Long- term outcomes of stapled hemorrhoidopexy vs conventional hemorrhoidectomy: a meta-analysis of randomized con- trolled trials. Arch Surg 2009; 144: 266-272.
23. Nienhuijs S, de Hingh I. Conventional versus LigaSure hemorrhoidectomy for patients with symptomatic Hemorrhoids. Cochrane Database Syst Rev 2009: CD006761.
24. Burch J, Epstein D, Sari AB, et al. Stapled haemorrhoidopexy for the treatment of haemorrhoids: a systematic review. Colorectal Dis 2009; 11: 233-243; discussion 243.
25. Pescatori M, Gagliardi G. Postoperative complications after procedure for prolapsed hemorrhoids (PPH) and stapled transanal rectal resection (STARR) procedures. Tech Coloproctol 2008; 12: 7–19.
26. Nivatvongs S. Hemorrhoids. In: Principles and Practice of Surgery for the Colon, Rectum, and Anus Gordon PH, Nivatvongs S. 3rd ed, New York, p 143- 166, 2007.
27. Jayaraman S, Colquhoun PH, Malthaner RA. Stapled haemorrhoidopexy is associated with a higher long-term recurrence rate of internal hemorrhoids compared with conventional excisional hemorrhoidal surgery. Dis Colon Rectum 2007; 50:1297–1305.
28. Tan KY, Seow-Choen F. Fiber and colorectal diseases: separating fact from fiction. World J Gastroenterol 2007; 13 (31): 4161-4167.
29. Tan EK, Cornish J, Darzi AW, et al. Meta-analysis of short-term outcomes of randomized controlled trials of LigaSure vs conventional hemorrhoidectomy. Arch Surg. 2007; 142 (12): 1209-1218.
30. Tjandra JJ, Chan MK. Systematic review on the procedure for prolapse and hemorrhoids (stapled haemorrhoidopexy). Dis Colon Rectum 2007; 50: 878–892.
31. Ho YH, Buettner PG. Open compared with closed haemorrhoidectomy: meta-analysis of randomized controlled trials. Tech Coloproctol 2007; 11: 135-143.
32. Dal Monte PP, Tagariello C, Sarago M, et al. Transanal haemorrhoidal dearterialisation: nonexcisional surgery for the treatment of haemorrhoidal disease. Tech Coloproctol 2007; 11 (4): 333–8; discussion 338–9.
33. Altomare DF, Rinaldi M, La Torre F, et al. Red hot chili pepper and hemorrhoids: the explosion of a myth: results of a prospective, randomized, placebo-controlled, crossover trial. Dis Colon Rectum 2006; 49 (7): 1018-1023.
34. Thaha MA, Irvine LA, Steele RJ, Campbell KL. Postdefecation pain syndrome after circular stapled anopexy is abolished by oral nifedipine. Br J Surg 2005; 92: 208–210.
35. Shanmugam V, Thaha MA, Rabindranath KS, Campbell KL, Steele RJ, Loudon MA. Rubber band ligation versus excisional haemorrhoidectomy for haemorrhoids. Cochrane Database Syst Rev 2005: CD005034.
36. Boccasanta P, Venturi M, Stuto A et al. Stapled transanal rectal resection for outlet obstruction: a prospective, multicenter trial. Dis Colon Rectum 2004; 47: 1285-1296.
37. Nisar PJ, Acheson AG, Neal K, Scholefield JH. Stapled haemorrhoidopexy compared with conventional haemorrhoidectomy: systematic review of randomized controlled trials. Dis Colon Rectum 2004; 47: 1837–1845.
38. Nahas SC, Borba MR, Brochado MCT, et al. Stapled hemorrhoidectomy for the treatment of hemorrhoids. Arq Gastroenterol 2003; 40 (1): 35-39.
39. Mehigan BJ, Monson JRT, Hartley JE. Stapling procedure for haemorrhoids versus Milligan Morgan haemorrhoidectomy: randomized controlled trial. Lancet 2000; 335: 784–785.
40. Rowsell M, Bello M, Hemingway DM. Circumferential mucosectomy (stapled haemorrhoidectomy) versus conventional haemorrhoidectomy; randomized controlled trial. Lancet 2000; 355: 779–781.
41. MacRae HM, McLeod RS. Comparison of hemorrhoidal treatment modalities. A meta-analysis. Dis Colon Rectum 1995; 38: 687-694.
42. Thomson WH. The nature of haemorrhoids. Br J Surg 1975; 62: 542-552.
43. Milligan ETC, Morgan CN, Jones LE, et al. Surgical anatomy of the anal canal and operative treatments of haemorrhoids. Lancet 1937;ii:1119–1124.
44. www.hemoroiduzmani.com
45. www.hemoroidbilgisi.com
46. www.genelcerrah.com
47. www.makattacatlak.com
48. www.barsakcerrahisi.com
49. www.tkrcd.org.tr
50. www.tuik.gov.tr
51. www.emedicinehealth.com
52. www.fascrs.org
53. http://emedicine.medscape.com
54. www.wrongdiagnosis.com


Foruma gitmek için tıklayınız. Geri

Uzmanlık Alanları:
Genel Cerrahi
Kolorektal Cerrahi
Laparoskopik Cerrahi
Kanser Cerrahisi
Robotik Cerrahi
Endoskopi
Meme Hastalıkları